Autonomous expenditure türkçesi Autonomous expenditure nedir
- Gelir harcama modelinde, reel gayrisafi yurtiçi hasıla ve faiz oranlarından bağımsız olarak yapılan tüketim, yatırım, hükümet harcaması ile dışalım ve dışsatım harcamaları.
- İktisat alanında kullanılır.
- Otonom harcamalar.
- Bağımsız harcamalar.
Autonomous expenditure ingilizcede ne demek, Autonomous expenditure nerede nasıl kullanılır?
Autonomous : Müstakil. Özerklik niteliği taşıyan. Kendi kendini idare eden. Muhtar. Otonom. Eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Yönetim bakımından kimi koşullar altında bağımsız hareket eden (eğitim kurumu). ahlak, ilişki ve davranışlarında usun yol göstericiliğini tanıyan (kimse). Özerk.
Expenditure : Maliyet. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Tüketim. Harcama. Tüketme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gider. Harç. Sarf.
Autonomous budget : Muhtar bütçe. Önceki düzenlemede kamu iktisadi teşebbüsleri ile sosyal güvenlik kuruluşları bütçelerini kapsarken, daha sonra 5018 sayılı kamu mali yönetimi yasası ile birlikte yalnızca kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan bütçe. Özerk bütçe.
Autonomous consumption : Harcanabilir kişisel gelirden bağımsız olan, diğer bir deyişle harcanabilir kişisel gelirdeki değişmelerden etkilenmeyen tüketim harcamaları. Otonom tüketim.
Autonomous equations : Otonom denklemler. Özerk denklemler.
Autonomous existence : Otonom mevcudiyet. Özerk varoluş. Sadece kendine bağlı sürdürülen hayat. Bağımsız mevcudiyet.
İngilizce Autonomous expenditure Türkçe anlamı, Autonomous expenditure eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Autonomous expenditure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Autonomous expenditure synonyms : a group shares, a shift in demand, abnormal budget expenditures, a shift in individual demand, a change in individual demand, a type mutual funds.

Bu kısımda Autonomous expenditure kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Autonomous expenditure ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Autonomous expenditure anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Autonomous expenditure ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.