Autosomal recessive inheritance türkçesi Autosomal recessive inheritance nedir

  • Otozomal çekinik kalıtım.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir otozomda taşınan homozigot çekinik mutant bir genin belirlediği karakterin kalıtım şekli. otozomal resesif kalıtım.

Autosomal recessive inheritance ingilizcede ne demek, Autosomal recessive inheritance nerede nasıl kullanılır?

Autosomal : Otozomal. Cinsel kromozomlara özgü. Otozomlarla ilgili. Cinsel olmayan kromozomlarla ilgili. Otozomik.

Recessive : Çeknik. Çekinik karakter. Resesif. Yavruya geçerek fenotipe yansımadan gizli bir biçimde kalan ve genetik bir özelliğin fenotipe yansıyabilmesi için her iki allelde de olması gerekli olan karakter, resesif. Çekinik. Gerileyen.

Inheritance : Miras. Kalıt. Soyaçekim. Tereke. Veraset. İrsiyet. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir özellik veya niteliğin ebeveynden yavrulara aktarılması, ırsiyet. bir bireyin genetik yapılanması. Kalıtım. Kişinin ölümünde kalıtlarına geçen mal, hak ve borçların tümü.

İngilizce Autosomal recessive inheritance Türkçe anlamı, Autosomal recessive inheritance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Autosomal recessive inheritance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

 

Acacia : Mimoza. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Autosomal recessive inheritance synonyms : abo blood groups system, a chromosome, abiotic factor, aardvarks, a cells, abiotic environment.