Recessive türkçesi Recessive nedir

  • Çeknik.
  • Resesif.
  • Çekinik.
  • Çekinik karakter.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Gerileyen.
  • Yavruya geçerek fenotipe yansımadan gizli bir biçimde kalan ve genetik bir özelliğin fenotipe yansıyabilmesi için her iki allelde de olması gerekli olan karakter, resesif.

Recessive ingilizcede ne demek, Recessive nerede nasıl kullanılır?

Recessive character : Resesif karakter. Çekinik karakter.

Recessive gene : Resesif gen. Çekinik gen.

Autosomal recessive inheritance : Otozomal çekinik kalıtım. Bir otozomda taşınan homozigot çekinik mutant bir genin belirlediği karakterin kalıtım şekli. otozomal resesif kalıtım.

Recessiveness : Çekiniklik. Resesiflik.

Recessing : Tatil olmak. Ara vermek. Oymak. Yer açmak. Boşluğa yerleştirmek. Paydos etmek. Girinti yapmak.

Annual precession : Yıllık presesyon. Yıllık bahar devinimi.

Recessionals : Gerileme. Ara. Durgunluk. Kapanış. Tatil. Düşüş.

Recession of a glacier : Buzulun geri çekilmesi. Buzul gerilemesi. Buzulun ön yandan kısalması.

Recessional : Kapanış. Düşüş. Durgunluk. Ara. Gerileme. Tatil.

Economic recession : Ekonomide küçülme. Ekonomik durumun iyi olmadığı dönem. Ekonomide gerileme. Ekonomik gerginlik. Ekonomik durgunluk. Ekonomik düşüş. Ekonomik gerileme.

İngilizce Recessive Türkçe anlamı, Recessive eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Recessive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Decadent : Çökmekte olan. Çürümüş. Yozlaşmış. Çökmekte olan sanatçı. İtibarını yitiren. Çökmüş. Dekadan. Batmış. Yıkılmış.

Recessive character : Resesif karakter.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksen dışı.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Retrogressive : Geri giden. Geriye giden. Kötüye giden. Gerileyici. Yozlaşan. Gerici. İrticacı.

Recessive synonyms : recessionary, a band, retreating, abattoir, abdominal distention, regressor, abdominal pain, regressors, a clay, a c syndrom, retrograde, a c deformity, abdominal ovariectomy, regressive, abdomen.

Recessive zıt anlamlı kelimeler, Recessive kelime anlamı

Dominant : Başat. Hükmeden. Baskın. Egemen. Başat karakter. Etken. Tesirli. Dominant. Nüfuzlu.

Recessive ingilizce tanımı, definition of Recessive

Recessive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Receding. Going back.