Avan nedir, Avan ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Devlet memuru: Avanların yüzü soğuk olur.

Obur.

Hırsız.

İri-yarı insan.

Sert, titiz, sinirli.

Vurucu kırıcı, zorba.

Kurt: Avan yiyesi.

Sürülmesi güç olan tarla.

Vurucu, kırıcı, zorba.

Sürekli ağlayan bebek.

Teknik terim anlamı:

Zorba, fesatçı, kötü adam.

Avan ile ilgili Cümleler

  • Tom'un boyu ona oyunda kararlı bir avantaj verdi.
  • O avantajdı.
  • Bir avans almak istiyorum.
  • Okumamayı seçenlerin okuyamayanlara göre hiçbir avantajı yoktur.
  • Avantajlar ne olurdu?
  • Avantajlar ondan yana.
  • Uzun boy, basketbolda bariz bir avantajdır.
  • Bizim bir avantajımız var.
  • Bu teknolojinin avantajı nedir ?
  • Avantajlı durumdasın.
  • Bir avantajım vardı.
  • “Aldığım avansı olduğu gibi sana bırakıyorum.”
  • Senin avantajın var.
  • O, iki dilli olma avantajına sahip.

Avan ile ilgili Atasözü veya Deyim

avanaklık etmek : aptallık etmek, avanak gibi davranmak.

avans almak : öndelik almak.

avans çekmek : öndelik çekmek.

avans vermek : öndelik vermek.

Avan kısaca anlamı, tanımı

Avan avan : Sersem sersem, alık alık

Avana : Arapça kökenli avene: avene, yardakçılar.

Avanağ : Bön, avanak, şaşkın.

Avanah : Bön, avanak, şaşkın. Kolaylıkla kandırılabilen kimse.

Avanah ıslatan : Ahmak ıslatan, ince ince yağan yağmur.

Avane : Yardakçı. Yardımcı.

Avanet : Kaygana.

 

Avangoç : Bir çeşit makara dizgesi.

Avankmak : Çıban, yara şişmek, azmak.

Avanmak : İple yukarı çıkmak, tırmanmak.

Avanoğlu : Kırşehir ili, Akçakent ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Avanproje : Ön proje.

Avanta bedeli : Bedava sunulan bir mal veya hizmetin bedelinin bir biçimde, başka birilerine ödettirilmesi.

Avantajsızlık : Avantajsız olma durumu.

Avantalı : İçinde emeksiz kazanç bulunan. Avanta alarak.

Avantasız : İçinde emeksiz kazanç bulunmayan. Avanta almadan.

Avantasızlık : Avantasız olma durumu.

Avantı : Boş yere, aldatarak gönderiş: Beni avantıya salmış, bu defa karşılaşırsam ona avantıyı gösteririm.

Avantirik demiri : Hayvanın boynuna takılan hacı ağacına bağlı olan demir.

Seçilme avantajı : Bir organizmaya yaşama ve üreme şansı veren herhangi bir karakter.

Avanak : Kolaylıkla kandırılabilen veya aldatılabilen, aptal, bön.

Avanakça : Avanak gibi, avanağa yakışır bir biçimde.

Avanaklık : Avanak olma durumu, avanakça davranış.

Avangart : Öncü.

Avanos : Nevşehir iline bağlı ilçelerden biri.

Avans : Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

Avanta : Bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç.

Avantacı : Çıkarcı, beleşçi, bedavacı.

Avantacılık : Avantacı olma durumu.

 

Avantadan : Bedavadan, beleşten.

Avantaj : Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

Avantajlı : Yararlı.

Avantajlılık : Avantajlı olma durumu.

Avantajsız : Yararsız.

Avantür : Macera.

Avantüriye : Serüvene atılan, maceracı (erkek).

Avantüriyer : Serüvene atılan, maceracı (kadın).

Saha avantajı : Bir spor karşılaşmasında yarışmanın yapıldığı alanı tanıma ve seyirci desteğine sahip olma imkânı.

Diğer dillerde Avam kamarası anlamı nedir?

İngilizce'de Avam kamarası ne demek ? : house of commons