Axoplasm türkçesi Axoplasm nedir

  • Nöroplazmanın akson içindeki devamına verilen ad.
  • Nöroplazmanın akson içindeki devamı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Aksoplazma.

Axoplasm ingilizcede ne demek, Axoplasm nerede nasıl kullanılır?

Axoplast : Aksoplast. Bazı tripanozomlarda kinetoplasttan vücudun ucuna uzanan iplik.

Axopodium : Protozoonların iskelet yapısı. mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aksopot. Aksopodyum. Protozoonların iskelet yapısı. 2.mikrotüpçüklerden oluşan sert ve düz hücre uzantıları. Diğer psödopodlara benzemeyen, ince ve kalıcı dallanma göstermeyen ve anastomoz yapmayan, ince bir dış tabakayla sıvı sitoplazma, eksen ve iplikçiklerden oluşan radiolaria ve heliozoa türlerinde bulunan hareketi sağlayan yapılar.

Amaxophobia : Amaksofobi. Araba kullanma korkusu.

Saxophone : Saksafon. Saksofon.

Saxophones : Saksofon. Saksafon.

Saxophonist : Saksafoncu. Saksofoncu.

Saxophonists : Saksafoncu. Saksofoncu.

İngilizce Axoplasm Türkçe anlamı, Axoplasm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Axoplasm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Neuroma : Sinir uru. Sinir hücrelerinden gelişen herhangi bir tümör. Nörom. Sinir hücrelerinde oluşan bir tümör. Sinir doku uru. Nevrom.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Benign tumour : İyi huylu ur. Kötücül olmayan ur.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Angioma : Damar uru. Anjiyom. Başlıca kan damarlarından oluşan tümör. Kan damarlarından gelişen iyicil tümör. Damardan kaynaklanan bir tümör.

Tumour : Ur. Şişkinlik. Yumru. Tümör. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hücrelerin anormal çoğalmasıyla oluşan büyüme. çoğalan hücreler ya o bölgede kalır (iyi huylu tümör) ya da çoğalmaya devam eden hücreler organizmanın diğer bölgelerine yayılarak metastaz yapar (habis tümör: kötü huylu tümör). neoplasm. Organizmadaki hücrelerden herhangi birinin özerklik kazanarak sınırsız, amaçsız, ilerleyici ve kontrol edilemez tarzda çoğalmasıyla oluşan, düzenli bir doku organizasyonuna sahip olamayan, başlatıcı neden ortadan kaldırılsa dahi gelişmeye, en azından var olmaya devam eden, yeni ve normal dışı doku kitlesi, neoplazi, neoplazm, neoplazma. genel bir anlamda herhangi bir yerel şişkinlik, yangının belli başlı belirtilerinden bir tanesi. Şiş.

 

Blastocytoma : Blastositom.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Axoplasm synonyms : phaeochromocytoma, malignant neoplasm, celioma, brain tumour, metastatic tumor, nonmalignant neoplasm, skin tumor, sand tumor, neurilemoma, nonmalignant tumour, embryonal carcinosarcoma, adipose tumor, nonmalignant tumor, psammoma, acanthoma, tumor, carcinoid, lipoma, axonal plasma, benign tumor, meningioma, aardvark, abductor muscle, brain tumor, pinealoma, a chromosome, acacia, plasmacytoma, pheochromocytoma, blastoma, aardvarks, abiotic factor, growth.