Ayrışık nedir, Ayrışık ne demek

Ayrışık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Ayrışmış olan.
  • Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk, ayrı cinsten, heterojen
  • Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen.

Felsefi anlamı:

(Yun. heterogenes: heteros = başka, genos = cins) Başka cinsten olan; aynı türden olmayan. Karşıtı bk. bağdaşık

Bilimsel terim anlamı:

Ayrışım olayına uğramış olan.

metalbilim: Ayrışım olayına uğramış olan (özdek). 2-kimya: Ayrı türden, değişik.

Osmanlı abecesinde, kendisinden sonra gelen harfle bitişmeyen (harf). Karşıtı bk. bitişik.

İngilizce'de Ayrışık ne demek? Ayrışık ingilizcesi nedir?:

heterogeneous, decomposed, various, different

Osmanlıca Ayrışık ne demek? Ayrışık Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mukatta, munfasıl

Ayrışık anlamı, kısaca tanımı:

Ayrışıklık : Ayrışık olma durumu.

Muhtelif : Çeşit çeşit, çeşitli. Zıt, birbirini tutmayan.

Heterojen : Ayrışık.

Benzer : Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör. Benzeşim. Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil.

 

Taşıma : Taşımak işi.

Parça : Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Müzik eseri. Nesne. Güzel, alımlı kız veya kadın. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Tane. Pasaj. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey.

Birim : Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Topluluk : Aynı yerde bulunan insan kalabalığı. Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl. Sanatçı grubu. Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet. Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme. Vücudun dolgun olma durumu.

Ayrışık anıklık ölçerleri tümgesi : Bireyin türlü etkinlik alanlarında sağlayabileceği göreli başarı düzeylerini ölçme amacıyla geliştirilen ve gereğinde her biri teker teker de kullanılabilen birden çok ölçerden oluşan tümge.

 

Ayrışık çift uyaklı : Uyakları arasına başka sözcük ya da sözcükler giren koşuk. bk. çift uyaklı, iç uyaklı.

Ayrışık düzen : Tümceleri ayrı ayrı ve kısaca olan yazı. Karşıtı bk. bağlaşık düzen.

Ayrışık ışınım : Aynı türden olup, farklı kinetik enerji taşıyan taneciklerin oluşturduğu ışınım.

Ayrışık mallar : Özsel veya biçimsel olarak farklı ya da farklılaştırılmış mallar.

Ayrışık odak : Bir görüntüde yalnız önemli bölümün seçiklikle görülüp geri kalanının odak dışı bulunmasını sağlayan odaklama düzeni.

Ayrışık öğecik : Bir özdecikteki yörüngeçlerin erke düzeyi sırasını bulmak için, atomları sonsuza dek ayrılmış sayıp onların erke düzeyleri sırasına bakmaya yarayan erey duru.

Ayrışık reaktör : Yakıtının ayrışık olması nedeniyle, nötronların farklı özellikler taşıdığı reaktör.

Ayrışık sermaye : Belli bir üretim biçimi için özel olan ve alternatif üretim süreçlerine aktarılamayan farklı türlerdeki fiziksel sermaye.

Diğer dillerde Ayrışık anlamı nedir?

Almanca'da Ayrışık : zersetzt, verschieden