Bağlama zamiri nedir, Bağlama zamiri ne demek

Teknik terim anlamı:

Kendisinden önce gelen bir kelime veya kelime grubunun yerini tutan ve yerini tuttuğu kelime veya kelime grubu ile kendisinden sonra gelen açıklayıcıyı birbirine bağlayan Far. ki zamiri: Konya’da bir ağaç vardır ki dökülmez yaprakları (A. N. Asya, Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor, s. 160). O insanlar ki, renkli, silik (O. Veli Kanık, Bütün Şiirleri.

s. 1686). – Vallahi bu o kadar karışık ve zor bir sistemdir ki, size ayrıntıları ile açıklayamam (Y. B. Bakiler, Üsküp’te Kosova’ya, s. 171). Hissediyor ki, bir tarafı can çekişir ve ölürken, her tarafına bedel başka bir tarafı canlanmakta, dirilmektedir (N. Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, s. 59). Ben ki Bursa’yı o kadar severim, sanatımın ve iç hayatımın bütün bir tarafını bu şehre borçluyum (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi, s. 209). Dediler ki, bin derde deva bu mübarek sudur (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, İki âmanın Sözleri, s. 106). Dünyanın başka yerlerinde öyle memleketler vardır ki, düzenini periler kurdu zannedersiniz (Y. K. Karaosmanoğlu, göst. y.). Bu işler o kadar zordur ki, gecenizi gündüzünüze katmadan başarıya ulaşamazsınız. vb.

Bağlama zamiri anlamı, kısaca tanımı

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara)

 

Bağlam : Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

Bağlama : Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

Zamir : Kişi, dönüşlülük, gösterme, soru ve belirsizlik kavramları vererek varlıkların yerini tutan söz, adıl. İçyüz.

Kelime grubu : Cümle içinde kavramlar arasında ilişki kurmak üzere birden çok kelimenin belirli kurallar ile yan yana getirilmesinden oluşan, yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir nesne veya hareketi karşılayan ve herhangi bir yargı bildirmeyen kelimeler topluluğu. Türkçede ad tamlaması, sıfat tamlaması, birleşik ad, birleşik fiil, edat grubu, zarf grubu, ünlem grubu, unvan grubu gibi çeşitli kelime grupları vardır: Odanın tavanı, çocuk elbisesi, beş kardeşli aile, türlü türlü işler, kurumuş pınar, Kızılırmak, erken kalkmak, gece gündüz çalışmak, iş güç düşünmek, hiç sebepsiz, bildiği hâlde, çocuk gibi, pişman olmak, bakakalmak, bre kız vb.

 

Yerini tutan : Bir kişinin yaşamında üçüncü bir kişinin yerini tutabilen. (Öğretmenin, ana baba yerine geçmesi gibi.).

Açıklayıcı : Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

Ayrıntılar : Bir nesneden faydalanılması, işletilmesi ya da korunulması için o nesne ile süresiz beraber bulunan dağınık küçük bölüntüler.

Canlanmak : Gücü artmak, diri duruma gelmek. Depreşmek. Etkinliği artmak, hareketlilik kazanmak. Geçmişte yaşanan bir olay veya durum yeniden hatırlanmak.

Memleket : Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların bütünü, ülke. Bir kimsenin doğup büyüdüğü yer, şehir, yurt. İklim ve üretim bakımından ele alınan bölge.

Dirilmek : Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.

Canlanma : Canlanmak işi.

Gündüzün : Gündüz vaktinde.

Bağlayan : Temelde döviz kurları olmak üzere, altın, faiz, narh gibi fiyatların belirli bir düzeyde sabitleştiren.

Tanpınar : Şafak vakti gibi parlak, temiz kimse.

Kendisi : Kendisi.

Dirilme : Dirilmek işi.

Dökülme : Dökülmek işi.

Gündüzü : Muş ili, Bulanık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Vallahi : "Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için" anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi, vallaha.

Diğer dillerde Bağlama zamiri anlamı nedir?

İngilizce'de Bağlama zamiri ne demek ? : relativ pronoun