Babling türkçesi Babling nedir

Babling ingilizcede ne demek, Babling nerede nasıl kullanılır?

Bablers : Timalya kuşugiller. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, öz ötücüler (oscines) üst familyasından, gagaları kuvvetli ve çengelli, kanatları yuvarlak, tüyleri yumuşak, böcek, meyve vb. yiyen, asya ve afrika'da yaşayan türleri olan bir familya.

Absorbable : Soğurulabilir. Emilebilen. Soğurulabilen. Emilebilecek. Emilebilir. Çekilebilen. Emebilen. Absorbabl. Absorbe edilebilen.

Absorbable sutures material : Emilebilen dikiş malzemesi. Absorbe olan dikiş materyali.

Absorbable sutures materials : Emilebilen dikiş malzemesi. Sentetik veya doğal olan ve vücut tarafından emilebilen dikiş malzemesi, absorbe olan dikiş materyali.

Adsorbable : Yüzerilebilir. Emilebilir. Adsorbe edilebilir. Adsorbe olabilir. Bir katı maddenin yüzeyine çekilebilir (kimya).

Bribable : Rüşvetçi. Rüşvet kabul eden. Satın alınabilir. Rüşvet verilmeye müsait. Rüşvet verilebilir.

Imperturbable : Vakur. Soğukkanlı. Ağırbaşlı. İstifini bozmayan. İtidalli. Heyecanlanmaz. Temkinli. Sakin.

Clubable : Sosyal. Girişken. Kulüp üyeliğine layık. Girgin. Kulüp ile ilgili.

Describable : Tanımlanabilir. Tasvir edilebilir. Tarif edilebilir.

Clubbable : Girişken. Girgin. Kulüp üyeliğine layık. Kulüp ile ilgili. Sosyal.

 

İngilizce Babling Türkçe anlamı, Babling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Babling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diversion : Eğlence. Oyalayıcı şey. Yanıltma. Dikkatini dağıtma. Çevirme. Şaşırtmaca. Dikkati başka yöne çeken şey. Varyant (yol). Oyalama. Güzergah çevirme.

Rail : Yoldemiri. Hırlamak. Parmaklıkla çevirmek. Veryansın etmek. Tırabzan. Azarlamak. Trabzan. Demiryolu. Parmaklık.

Game of chance : Şans oyunları. Kumar. Kumar oyunu. Sadece şansa bağlı olan oyunlar. Şans oyunu.

Safety rail : Korkuluk.

Purled : Çağıldamak. Ters örgü yapmak. Sırma. Çağıldayarak akmak. Çağıldama. Girdap. Şırıldamak. Oya ile süslemek. Nakış ile süslemek.

Throw : Düşürme. Alıcının merceği ile konu arasındaki uzaklık. göstericinin merceği ile görüntülük arasındaki uzaklık. Yöneltmek. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Kaçırmak. İçinde yapmak (baraj vb nehrin). Atmak. Uzaklık. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Şal.

Plash : Su birikintisi. Şapırtı. Çamurlu gölcük. Su sıçratmak. Şapırdatmak. Sıçratmak (suyu). Şırıldamak. Çağıltı. Foşurdamak.

Wager : İddia. Riske atmak. Bahse girme. Bahse girmek. Bahis. Para koymak. Bahis tutuşma. Para yatırmak. Bahis tutuşmak. Kumar.

Taffrail : Kıç küpeştesi. Geminin kıç tarafını çevreleyen tırabzanlar. Morfidar.

Bannister : Parmaklık. Trabzan. Korkuluk.

Babling synonyms : sporting life, ripple, purl, ledger board, gambling game, plashes, plashed, plashing, bar, fife rail, barrier, bet, play, vice, balusters, purls, purling, balustrade, banister, handrail, recreation, babble, gaming, guardrail.

 

Babling zıt anlamlı kelimeler, Babling kelime anlamı

Well : Yerinde. Yakşı. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Uygun. Bk. sahne altı. Şanslı. Apartman boşluğu. Petrol kuyusu. Merdiven boşluğu. Kaynak.

Disapproval : Uygun görmeme. Kınama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Hoşnutsuzluk. Beğenmeme. Onaylamama. Uygun görmeme onaylamama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Ayıplama.