Bad loan türkçesi Bad loan nedir

  • Gecikmiş borç.
  • Batık kredi.
  • Geciken kredi.
  • Zamanında ödenmeyen kredi.
  • Ödenme ihtimali düşük olan kredi.
  • Kötü borç.
  • Geri ödenecek gibi olmayan kredi.
  • Kötü kredi.

Bad loan ingilizcede ne demek, Bad loan nerede nasıl kullanılır?

Bad : Kem. Sert. Kötülük. Sahte. Yıkım. Berbat. Kokuşmuş. Kokmuş. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi.

Loan : Ödünç verme işlemi. Ödünç vermek. Öneli geldiğinde geri alınmak ve ürem sağlamak amacıyla belirli bir süre için ödünç para verme. Borç. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Ödünç verilen şey. Kitabın belirli süre için bir okuyucuya ödünç verilmesi ile ilgili olan ve kitabın, kim tarafından alındığını, ne zaman geri getirilmesi gerektiğini belirten kaydı tutma işi. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Ödünç verme. Kredi.

Bad actor : Hırçın veya huysuz veya uyumsuz veya sorun çıkaran kişi. Kötü aktör.

Bad air : Kirlenmiş hava. Temiz olmayan hava. Kirli hava. Kötü hava.

Bad axe : Michigan'da (abd) bir şehir. Michigan eyaletinde şehir.

Bad back : Sırt ağrısı. Bel sorunu.

Bad bargain : Kötü işlem. Avantajlı olmayan pazarlık. Kötü pazarlık.

 

İngilizce Bad loan Türkçe anlamı, Bad loan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bad loan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrearages : Gecikme. (ödeme vb) kalma. Vadesinde ödenmemiş borç. Tehire uğrama. Ödenmemiş.

Bad debt : İşletmenin tahsil edilmesi şüpheli hale gelmlş, ödenme olasılığı çok az olan alacakları. Alınamayan alacak. Tahsil edilmesi mümkün olmayan borç. Değersiz alacak. Ödenmemiş borç. Şüpheli alacaklar. Değersiz. Zaman aşımı nedeniyle tahsili mümkün olmayan alacak.

Deferred liabilities : Ertelenmiş borçlar. Ödemesi daha sonraki bir tarihe ertelenmiş olan borç. Peşin alınmış gelirler.

Arrears : Borç. Bakiye. Vadesinde ödenmeyen borçların ileri bir tarihe aktarılması. Süresinde ödenmemiş borcun bakiyesi. Ariyerler. Ödemesi gecikmiş borçlar. Gecikmiş ve yapılmayı bekleyen iş. Yapılmayı bekleyen gecikmiş iş. Kalan.

Deferred liability : Ödemesi daha sonraki bir tarihe ertelenmiş olan borç. Uzun önelli borç. Ertelenmiş borç. Müeccel borç.

Arrearage : Tehire uğrama. Borç bakiyesi. Geri kalma. (ödeme vb) kalma. Gecikme. Kalma. Vadesinde ödenmemiş borç. Ödenmemiş.

Bad loan synonyms : dead loan.