Bakes türkçesi Bakes nedir

Bakes ile ilgili cümleler

English: Ali bakes bread once a week.
Turkish: Ali haftada bir kez ekmek pişirir.

English: Ali bakes bread about once a week.
Turkish: Ali yaklaşık haftada bir kez ekmek pişirir.

English: Ali bakes his own bread with a bread machine.
Turkish: Ali kendi ekmeğini ekmek makinesi ile pişirir.

English: "Who bakes the cakes?" "Alessandra bakes them."
Turkish: "Kekleri kim pişirir?" "Onları Alessandra pişirir."

English: Ali bakes cookies on Sundays.
Turkish: Ali Pazar günleri kurabiye pişirir.

Bakes ingilizcede ne demek, Bakes nerede nasıl kullanılır?

Bakeshop : Fırın. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan. Ekmek fırını.

Bakeshops : Fırın. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan. Ekmek fırını.

Clambakes : Plaj pikniği. Midye pişirip yeme eğlencesi. Kumsal partisi.

Bake a cake : Pasta yapmak. Pasta pişirmek.

Bake sale : Evde pişirilen kek veya kurabiyenin para toplamak amacıyla dışarıda satılması.

Baked beans : Fırında pişirilmiş kuru fasulye. Fırında kurufasulye. Fırında fasulye.

Bakeapple : Ağaççileğinin meyvesi (kanada'da).

Bakehouse : Ekmek fırını. Fırın. Ekmekçi.

Bake : Çok terlemek. Fırında pişirmek. Yemekli toplantı. Pişmek. Fırınlamak. Kavurmak. Kızartmak. Sıcaktan katılaşmak. Sertleşmek. Fırında pişmek.

 

Baked egg : Fırında yumurta.

İngilizce Bakes Türkçe anlamı, Bakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drys : Sütü kesilmek. Sütten kesilmek. Kuru. İçki yasağı yanlıları. Kakırdamak. Kurulamak. Kurular. İçki yasağından taraf olan insanlar (yasaklar dönemi abd'sinde). Yasakçılar. Kurumak.

Dehumidify : Nemini düşürmek. Nemsizleştirmek. Rutubetini gidermek. Havadaki nemi veya rutubeti almak. Nemini gidermek. Rutubet almak. Nemini almak. Nem almak. Rutubetini gidermek (hava).

Blight : Küf. Suya düşürmek. Soldurmak. Felaket. Kırmak (umut). Mantar. Kötü izlenim bırakmak. Mahvetmek. Bitki hastalığı.

Bake : Sıcaktan katılaşmak. Yemekli toplantı. Sertleşmek. Sıcaktan pişmek. Karbonat. Kızartmak.

Fire : İşten kovmak. Ateş almak. Ateşe vermek. Yakmak. Alev almak. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Canlandırmak. Ateşlemek. İşten atılma. Püskürtmek.

Mature : Ergin. Erginleşmek. Dinlendirmek (şarap). Tekamül etmek. Olgunlaşmak. Olgunlaştırmak. Vadesi gelmiş. Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. matür. Büyüme ve gelişimini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış, matür. Olgun.

Swelters : Sıcaktan bunalma. Terlemek. Terleyerek bunalmak (sıcaktan). Bunalmak. Sıcaktan terlemek. Terleme. Sıcak basmak. Sıcaktan bayılmak. Sıcaktan bunalmak.

Charing : Karbonlaşmak. Gündelikçilik yapmak. Yakarak kömürleştirmek. Yanıp simsiyah olmak. Yanarak kömürleşmek. Karbonlaştırmak. Yanarak kömür haline gelmek. Kömürleşmek. Gündelik ev işleri yapmak.

 

Stoplight : Trafik ışığı. Kırmızı ışık. Stop lambası. Trafik lambası.

Blights : Küf. Soldurmak. Kötü etkilemek. Mahvetmek. Mantar. Boşa çıkarmak. Çürümek. Karmaşa. Afet.

Bakes synonyms : hydraulic brakes, ovenbake, automotive vehicle, dehydrate, dehumidifying, hydraulic brake, brake, brake system, kiln dry, cooks, dries, aired, roasts, be hardened, be roasted, dehydrates, shirr, cook, cures, dehumidified, be fired, dry, cauterise, blighting, broil, dehydrating, parboil, be cooked, cooked, blast, sweltered, cook by baking, brake light.

Bakes zıt anlamlı kelimeler, Bakes kelime anlamı

Cool : Serin yer. Serin. Soğumak. Soğutmak. Soğukkanlılık. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinleşmek. Sakinleşmek. Serinlemek. Serinlik.

Raw : Olmamış. İşlenmemiş. Deneyimsiz. Açık. Hamlık. Yara. Derisi soyulmuş yer. Soğuk. Açık yara.