Balık yemi nedir, Balık yemi ne demek

  • Balık avlamada oltanın ucuna takılan, genellikle yiyecek türü madde
  • Balığı beslemek için kullanılan değişik yiyecekler.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Olta, sepet, pinter ve benzeri av araçlarına takılan veya konulan doğal veya yapay beslenme maddesi.

Çeşitli balık türlerinin yaşam evreleri için büyüme ve gelişmeyi sağlayan temel besin maddelerini içeren karışım.

Balıkların doğal ortamda beslenmesini sağlayan hayvansal ve bitkisel organizmalar.

İngilizce'de Balık yemi ne demek? Balık yemi ingilizcesi nedir?:

fish feed

Balık yemi anlamı, tanımı:

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Avlama : Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

Olta : Balık avlamada kullanılan, ucuna çengelli iğne takılı, çoğunlukla naylon tellerden veya at kuyruğu kılından yapılmış iplik. Genellikle, bir olta takımının ava hazır bütünü. Hile, düzen, oyun, yem.

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

 

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri.

Beslemek : Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Semirtmek. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Yetiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yedirmek. Bir duyguyu gönülde yaşatmak.

Değişik : Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan.