Baleen türkçesi Baleen nedir

  • [#balina Balina çubuğu].
  • Dişsiz olan balinaların ağzında bulunan, 4-5 m kadar boyunda ince uzun levhalar halinde, üst çene boyunca iki sıra saçak gibi dizili ve besinin toplanıp ağızda alıkonulabilmesi için bir elek görevi yapan bir boynuz maddesi, balina dişi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Balina dişi.
  • Dişsiz olan balinaların ağzında bulunan, 4-5 m kadar boyunda safihalar halinde, üst çene boyunca iki sıra saçak gibi dizili ve besinin toplanıp ağızda alıkonulabilmesi için bir elek görevi yapan bir boynuz maddesi. balina dişi.

Baleen ingilizcede ne demek, Baleen nerede nasıl kullanılır?

Baleens : Balina kemiği. Balen.

Bale goods : Balya edilmiş mal. Balyalanmış mallar. Balya edilmiş mallar.

Bale out : Emercensi atlamak. Paraşütle uçaktan atlamak. Uçağı terk etmek. Paraşütle atlamak. Uçağı bırakıp paraşütle yere inmek.

Bale out water : Suyunu boşaltmak (kayık).

Bale thrower : Sap veya diğer türlü materyalleri küçük balyalar haline getirerek bu balyaları bir kamyonete veya depolama alanına yerleştiren tarımsal makine. Balya makinesi.

Balefully : Zarar verici bir biçimde. Kötü niyetlice. Zarar verici bir şekilde. Uğursuzca. Kötü niyetli bir şekilde.

Balearic islands : Balearik adaları. İspanya'nın doğu kıyısında bulunan küçük bir akdeniz adaları grubu.

 

Balefire : Şenlik ateşi. İşaret ateşi.

Bale : Balyalamak. Denk yapmak. Denk. Denek. Balya. Paraşütle atlamak. Balya yapmak. Suyunu boşaltmak (kayık). Kayığın suyunu boşaltmak.

Balearic : Balearik adaları alanının veya bunlarla ilgili. Balearik adalarıyla ilgili.

İngilizce Baleen Türkçe anlamı, Baleen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Baleen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Horn : Anten. Toslamak. Klakson. Irmak. Korna. (böcekte) duyarga. Boynuzdan yapılmış eşya. Birçok toynaklı hayvanların başlarında taşıdıkları ve özellikle saldırma, savunma silahı olarak kullandıkları sert ve içi boş uzantı. boynuz şeklindeki herhangi bir çıkıntı. Boynuz.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Whale fin : Balina kemiği. Bazı balinaların üst çenesinden alınan boynuzumsu ve elastik madde (eskiden korse yapımında kullanılırdı).

Whalebones : Balina kemiği. Bazı balinaların üst çenesinden alınan boynuzumsu ve elastik madde (eskiden korse yapımında kullanılırdı). Balina.

Acacia : Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Baleen synonyms : aardvarks, a site, abiotic environment, abambulacral area, a chromosome, abramis zone, aardvark, a protein, whalebone, a cell.

Baleen ingilizce tanımı, definition of Baleen

Baleen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Plates or blades of "whalebone," from two to twelve feet long, and sometimes a foot wide, which in certain whales (Balænoidea) are attached side by side along the upper jaw, and form a fringelike sieve by which the food is retained in the mouth.