Banking house türkçesi Banking house nedir
- Banka binası.
- Banka.
Banking house ingilizcede ne demek, Banking house nerede nasıl kullanılır?
Banking : Banka işlemleri. Banka. Yatış. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. İşlem. Viraj yüksekliği. Bankacılık. Bankaya yatırmak. Dönerken yan yatma (uçak).
House : Eve yerleştirmek. Ev sağlamak. Evde oturmak. Barınmak. Kodak. Barındırmak. Yerleştirmek. Meclis. -de bulunmak. Kendi evine almak.
Banking account : Banka hesabı.
Banking charges : Banka işlem masrafları. Banka masrafları.
Banking consortium : Bankalar konsorsiyumu. Bankalar birlikteliği. Bir ülkeye veya şirkete kredi sağlamak amacıyla aynı veya değişik ülkelerdeki bankaların oluşturduğu birlik.
Banking facilities : Banka hizmetleri. Bankacılık hizmetleri.
İngilizce Banking house Türkçe anlamı, Banking house eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Banking house ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Moneylender : Sarraf. Faizci. Faiz karşılığı borç para veren kimse. Tefeci.
Bankings : Viraj yüksekliği. Bankaya yatırmak. Bankaya yatırma. Yatış. Banka işlemleri. Bankacılık. İşlem. Dönerken yan yatma (uçak).
Banks : Kıyı. Sahil. Küme. Yığın. Silindir arası (motor). Banko. Uçağın bir yana yatması. Alabama eyaletinde şehir. Set. Bankalar.
Lender : Borç veren. Faizle borç para veren. İkraz eden. Ödünç veren. Borç para veren kişi. Kredi açan. Borç veren kimse. Ödünççü. Ödünç para veren.
Bank : Bankaya para yatırmak. Yığmak. Sıra. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Silindir arası (motor). Akarsu yüzü ile yatak yanlarının dokunum çizgisi. Yığılmak. Para ve para gibi geçerli olan tecimsel belgitler üzerinde işlem yapan tecim kuruluşu. yatırım kabul eden, kendi güvenirliğini karşıtının güvenirliği yerine koyarak onlara satın alma gücü sağlayan, para kullanılmadan da işlerin yürütülmesini kolaylaştıran anamal, para saygınlık ve ürem üzerine her türlü işlemi düzenleyen ve yürüten, gerçek ve tüzel kişilerin ve devletin bu alandaki gereksemelerini yerine getirici uğraşlarda bulunan ve bunları yapmağa yasalarla yetkilendirilen akçalı ve tecimsel kuruluş. Küme. Önlemek.
Banker : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kumarda kasa alan. Çeşitli kumar oyunlarında kasa olan kişi. Bankocu. Banka sahibi kişi. bankaların dışında, yasal olarak para, altın, döviz ve taşınır değer gibi varlıkların alım satımıyla uğraşan kişi. Bahisçinin garanti alacağını düşündüğü bir maç. Sarraf. Banker. Bankacı.
Moneylenders : Faizci. Faiz karşılığı borç para veren kimse. Sarraf. Tefeci.
Banking institution : Banka kurumu. Para işleriyle uğraşan kuruluş (saklama, borç verme, değiş tokuş yapama vs). Bankacılık kuruluşu.
Banking : Bankacılık. İşlem. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. Bankaya yatırma. Yatış. Dönerken yan yatma (uçak). Banka işlemleri. Bankaya yatırmak. Viraj yüksekliği.
Banking house synonyms : bank building.

Bu kısımda Banking house kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Banking house ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Banking house anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Banking house ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.