Banking transactions türkçesi Banking transactions nedir

  • [#banka Banka işlemleri].
  • Bankacılık işlemleri.
  • Banka işleri.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Mevduat kabul etme, kredi açma, ulusal ve uluslararası ödemelerde aracılık, para nakli, senet kırdırma, emanet kabulü gibi bankalar tarafından yapılan her türlü işlem.

Banking transactions ingilizcede ne demek, Banking transactions nerede nasıl kullanılır?

Banking : Banka işlemleri. Dönerken yan yatma (uçak). Banka. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. İşlem. Bankacılık. Bankaya yatırmak. Yatış. Viraj yüksekliği. Bankaya yatırma.

Transactions : İşlemler. Alım satım işlemleri. Toplantı tutanağı. Kalemler. Zabıt. Muamelat. Hareketler. Tutanak (kuruma veya derneğe ait).

Banking account : Banka hesabı.

Banking charges : Banka masrafları. Banka işlem masrafları.

Banking consortium : Bankalar birlikteliği. Bankalar konsorsiyumu. Bir ülkeye veya şirkete kredi sağlamak amacıyla aynı veya değişik ülkelerdeki bankaların oluşturduğu birlik.

Banking facilities : Bankacılık hizmetleri. Banka hizmetleri.

İngilizce Banking transactions Türkçe anlamı, Banking transactions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Banking transactions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Banking transactions synonyms : a shift in supply, abnormal budget receipts, a group shares, a type mutual funds, a pass through certificate, banking, abnormal budget expenditures, bankings.