Baran nedir, Baran ne demek

Baran; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Yağmur

Yerel Türkçe anlamı:

Fidan ve çubuk sıraları arasındaki aralık. 6.bk. barana (II)-

Sebze fideleri, üzüm çubuğu ekmek için hazırlanan yer, çukur.

İri koç, üç senelik koç.

Bağlardaki evlek: Bizim bağ beş barandır.

Üzüm, meyve ağaçları ve bitkilerin dizisi

Bostan.

Çift demirinin yaptığı geniş yarık, saban izi.

Yüksek, ulu.

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık

Baran isminin anlamı, Baran ne demek:

Erkek ismi olarak; Varan, ulaşan. Yüce, ulu.

Baran anlamı, tanımı:

Yağmur : Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey. Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet.

Baran etmek : Zeytinlik ve incirlikleri iki defa sıkça sürmek: Bu sene zeytini baran ettiremedim.

Barana : bk. barhana (I)- 2.bk. barhana (I)-2. Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. bk. barı (I)- İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri Toplantı, parti, fırka, dernek Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

 

Barana demiri : Kuyu kazmak, taş çıkarmak için kullanılan 50 - 60 cm. lik sapı olan saban demiri biçiminde demir.

Baranaç : Baklava biçimi mayın

Baranalp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Hedefine ulaşan yiğit.

Baranbar : Birlikte

Baranbilge : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Amacını elde eden bilge.

Barane : Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık

Baranı : Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. bk. barana (II)- 2.bk. barı (I)-1. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper.

Baranlamadan : Ansızın: Baranlamadan geldim.