Barbershop türkçesi Barbershop nedir

  • Berber dükkanı.
  • Berber.
  • Berber salonu.

Barbershop ile ilgili cümleler

English: Do you know which barbershop Tom usually goes to?
Turkish: Tom'un genellikle hangi berbere gittiğini biliyor musun?

English: How many barbers work in that barbershop?
Turkish: O berber dükkanında kaç tane berber çalışır.

English: I was looking for the barbershop.
Turkish: Berber dükkanını arıyordum.

English: I intend to go to the barbershop.
Turkish: Berbere gitmek niyetindeyim.

English: Ali went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Turkish: Ali saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.

Barbershop ingilizcede ne demek, Barbershop nerede nasıl kullanılır?

Barbershop singing : Hep beraber şarkı söyleme.

Barbershops : Berber. Berber salonu. Berber dükkanı.

Barbers : Berber. Tıraş etmek.

Barber ape : Maymunlar (primates) takımının, eski dünya maymunugiller (cercopithecidae) familyasından, 75 cm kadar uzunlukta, kuyruğu körelmiş, yüzü ve elleri et renginde, kaba yerleri kırmızı, kuzey afrika ve cebelitarık'da yaşayan, avrupa'da ise yaşayan tek maymun türü. Berber maymunu.

Barber chair : Berber sandalyesi.

The barber of seville : Rossini tarafından bestelenen komik veya eğlenceli opera. Sevilla berberi.

 

Barbering : Berberlik. Tıraş etmek.

Barber shop : Berber. Erkeklerin saç tıraşının yapıldığı yer. Berber dükkanı.

Barbera : Joseph barbera (1911-2006). Bir soyadı. 1957 yılında william hanna ile birlikte hanna-barbera yapım'ı kuran amerikalı animatör ve yapımcı.

Barberry : Diken üzümü. Kadıntuzluğu. Amberbaris. Sarıçalı.

İngilizce Barbershop Türkçe anlamı, Barbershop eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barbershop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wig maker : Oyuncuların saçlarını yapan, takma saç, sakal, bıyık hazırlayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Barbered : Tıraş etmek.

Figaro : Mozart'ın figaro'nun düğünü ve rossini'nin sevil berberi operalarının kahramanı.

Shop : Dükkan. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Kuruluş. Yapımevi. Hapse atmak. Hapishane. Ele vermek. Gammazlamak. Araştırma yapmak. Alışveriş etmek.

Hair dresser : Kuaför salonu.

Store : Dükkan. Doldurmak. Depoya koymak. Koruncak. Depo etmek. Hafızaya almak. Ç.erzak. Ambara koymak. Akılda tutmak. Stok.

Shavers : Elektrikli tıraş makinesi. Tıraş makinesi. Tıraş eden. Erkek çocuk.

Hairdressers : Erkek berberi. Kadın berberi. Kuaför. Kadın kuaförü.

Hairdresser : Kadın kuaförü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuaför. Kadın berberi. Oyuncuların saçlarını yapan, takma saç, sakal, bıyık hazırlayan kimse. Erkek berberi.

Barbershop synonyms : barbershops, haircutter, shaver, barber chair, barbers, barber shop, coiffeuse, barber.