Bargainers türkçesi Bargainers nedir

Bargainers ingilizcede ne demek, Bargainers nerede nasıl kullanılır?

Bargainer : Pazarlık eden kimse. Görüşmeci. Pazarlıkçı.

Bargained : Anlaşmak. Karşılık (pol.). Pazarlık etmek. Teklif (pol.). Değiş tokuş etmek.

Outbargained : Fazla fiyat vermek. Kazançlı teklif yapmak. Alışverişte aldatmak.

Bargain away : Feda etmek.

Bargain basement : Ucuzluk bölümü. İndirimli satış reyonu. Bir satışevinin ucuz eşya satılan bodrum bölümü. İndirimli satış yapılan yer. Ucuz eşya reyonu. Fırsat köşesi.

Bargain day : İndirimli satış günü.

Bargain for account : Vadeli işlem. Vadeli borsa alım satımı. Vadeli borsa işlemi.

Bargain counter : İndirimli eşya tezgahı.

Bargain carnavals : Ucuzluk sergileri. Sataktaki ederinden çok aşağı mal satılan yerler.

Bargain basement rates : Çok ucuz fiyatlar. Oldukça indirimli fiyatlar.

İngilizce Bargainers Türkçe anlamı, Bargainers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bargainers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Monger : Satıcı. Perakendeci tüccar. Tacir. Tüccar.

Interviewer : Röportör. Görüşmeyi yapan kimse. Görüşülen. Görüşme yapan kimse. Muhabir. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Mülakatı yöneten kimse. Bir görüşmede soru çizinliği ya da görüşme kılavuzu kullanarak karşılıklı konuşma ve soru-yanıt ilişkisiyle sözlü açıklamaları yazılı bilgiye dönüştüren gözlemci, bk. soruşturucu. Bir görüşmede kendileriyle karşılıklı konuşularak bilgi alınan birey ya da birim. bk. yanıtlayıcı.

 

Fishwife : Balık satıcısı kadın. Balıkçı kadın. Kadın balık satıcısı.

Mercer : Kumaş satıcısı. Missouri eyaletinde şehir. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Kumaşçı. Kumaş tüccarı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.

Seedman : Tohumcu.

Negotiant : Arabulucu. Müzakereci. Görüşme yapan kimse. Müzakere şartlarını görüşen kimse.

Fishmonger : Balık satıcısı. Denizlerde suların şiddetli rüzgarlar sonucunda karışarak sıcaklık farklarının aniden değişmesi sonucunda balıkların, dengelerini kaybederek şoka girmeleriyle sahile vurması olayı. Balık kırgını. Balıkçı.

Seedsman : Tohum satıcısı. Tohumcu.

Merchant : Tecimsel işlerle uğraşan kişi. Ticaretle uğraşan kişi. Alvercilik yapan. Tecimen. Satıcı. Tacir. Dükkancı. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Tüccar. Ticaretle iştigal eden kimse.

Hardwareman : Nalbur. Donanımcı. Hırdavatçı. Demir hırdavatçı.

Bargainers synonyms : barrow man, stock trader, slopseller, slop seller, stamp dealer, horse trader, bibliopolist, treater, negotiatrixes, barrow boy, hagglers, chafferers, cheesemonger, bargainor, bibliopole, draper, haggler, interviewers, trader, merchandiser, art dealer, fence, negotiators, costermonger, ironmonger, chafferer, negotiants, cutler, bargainer, dealer, bargain hunter, negotiator, barterer.