Barier reef türkçesi Barier reef nedir

  • Bk. mercanlar, mercan kayalıkları.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Set resifi.

Barier reef ingilizcede ne demek, Barier reef nerede nasıl kullanılır?

Reef : Altınlı maden damarı. Maden damarı. Kayalık. Camadan vurmak. Resif. Kabarma sırasında deniz altında kalarak çekilme ile su yüzüne çıkan kaya döküntüleriyle kaplı ve bu nedenle gemicilik bakımından çekinceli kıyı. Camadan. İhtiyatlı hareket etmek. Döküntü. Kaya döküntülü kıyı.

Barrier reef : Set resifi. Sığ kayalık. Bariyer resifi. Kayalıklı engel. Resifli engel. Kıyı boyunca uzanan ya da bir adayı çevreleyen, kıyıdan kanal biçiminde bir denizkulağı ile ayrılmış resif. Bariyer resif. Avustralya'nın doğusundaki mercan kayalıkları. Set resif.

Coral reef : Resif. Mercan resifi. Mercan kayalığı.

Kingman reef : Amerika birleşik devletleri küçük dış adaları'nın bir parçasını oluşturan kuzey pasifik okyanusu'nda bulunan tropikal mercan kayalığı ( hawai adaları ile amerikan samoa'sının tam ortasında).

Rock reef : Kaya döküntülü kıyı.

İngilizce Barier reef Türkçe anlamı, Barier reef eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Barier reef ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

 

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

Air route : Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu. Uçuş rotası.

Agricultural production : Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Sebze. Zirai üretim. Tarımsal üretim. Taze meyve. Tarım üretimi.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Barrier reef : Avustralya'nın doğusundaki mercan kayalıkları. Bariyer resifi. Resifli engel. Sığ kayalık. Kıyı boyunca uzanan ya da bir adayı çevreleyen, kıyıdan kanal biçiminde bir denizkulağı ile ayrılmış resif. Set resif. Bariyer resif. Kayalıklı engel.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

 

Afforestation : Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma.

Barier reef synonyms : abrasion platform, altimetric profile, agrarian geography, age pyramid, agricultural co operative, ageing of the population, alluvial deposit.