Basarak nedir, Basarak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Görme kuvveti.

Basarak ile ilgili Cümleler

  • Ali sessizce elbiselerini giydi ve ayak uçlarına basarak odadan çıktı.
  • O ayaklarının ucuna basarak yürüdü bu yüzden onu hiç kimse duymadı.
  • Odaya ayaklarının ucuna basarak girdi.
  • Ali sessizce kapıyı kapattı ve parmak uçlarına basarak odaya girdi.
  • Ali parmak uçlarına basarak odaya girdi.
  • Ali parmak uçlarına basarak odadan çıktı.

Basarak tanımı, anlamı

Basa : Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka

Basara : İskambil kâğıdı ile oynanan ve pişti de denilen oyun. Bitki, bostan, meyve ağaçları ve bağlara zarar veren bir hastalık, külleme.

Basar : Göz. Merdivenin ayakla basılan yüzeyi. İleriyi görme, algılama yetisi.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Diğer dillerde Basamaklı tiyatro anlamı nedir?

İngilizce'de Basamaklı tiyatro ne demek ? : amphitheatre, amphitheater