Bathtub türkçesi Bathtub nedir

  • Yıkanmakta kullanılan uzun tekne.
  • Banyo küveti.
  • Küvet.
  • Banyo.
  • Banyo teknesi.
  • Yıkanma teknesi.

Bathtub ile ilgili cümleler

English: Ali filled the bathtub with hot water.
Turkish: Ali küveti sıcak su ile doldurdu.

English: The bathtub is dirty.
Turkish: Küvet kirli.

English: Ali filled the bathtub with water.
Turkish: Ali küveti suyla doldurdu.

English: Ali got out of the bathtub and dried himself with the new towel that Mary had given him.
Turkish: Ali küvetten çıkıp, Meryem'in kendisine vermiş olduğu yeni havluyla kurulandı.

English: Ali got out of the bathtub and dried himself off.
Turkish: Ali küvetten çıktı ve kendini kuruladı.

Bathtub ingilizcede ne demek, Bathtub nerede nasıl kullanılır?

Bathtubs : Küvet. Banyo küveti. Banyo. Banyo teknesi.

Bath agitation : Banyo çalkalanması. Yunak çalkanması. Banyo çalkanması.

Bath attendant : Hamam çalışanı. Tellak. Hamamcı.

Bath brick : Hamam tuğlası. Ponza taşı.

Bath bun : Kuşüzümlü çörek.

Bath foam : Hamam köpüğü. Banyo suyuna konulan sabunun oluşturduğu kabarcıklar. Banyo köpüğü.

Bath chair : Üstü kapalı tekerlekli sandalye. Hasta iskemlesi. Tekerlekli iskemle. Tekerlekli sandalye.

Bath composition : Banyo bileşimi. Yunak bileşimi.

Bath glove : Banyo eldiveni. Hamam kesesi. Banyo kesesi. Kese.

 

Bath exhausting : Banyonun gücünün tükenmesi.

İngilizce Bathtub Türkçe anlamı, Bathtub eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bathtub ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Washbasins : Leğen. Lavabo. El yıkama tası. Lavabo küveti. Leğen (el ve yüz yıkamaya yarayan).

Bathrooms : Banyolar. Tuvalet.

Wash basin : Lavabo. Yıkama kabı. El yüz yıkamakta kullanılan bir kirli su ağzı.

Bathing : Yıkanma. Deniz banyosu. Banyo yapma. Lavaj. Banyo yaparak. Yüzme.

Bathes : Yıkanma. Banyo yaptırmak. Banyo yapmak. Yıkamak. Sıcak. Banyo suyu. Banyo odası. Yıkanmak.

Chamber pot : Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Lazımlık. Oturak. Sürgü.

Liquoring : Et suyu. Likör. Sert içki. Çözelti. Salgı. İçki içmek. Alkollü içecek. Sebze veya meyve suyu. İçki.

Sitz bath : Bir kimsenin oturur pozisyonda banyo yaptığı küvet. Bu banyoda yapılan terapatik banyo (sıklıkla hemoroidlerin tedavisinde kullanılan). Oturma banyosu.

Vessel : İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. Gemi. Damar.

Bathtub synonyms : hip bath, bathing tub, hot tub, bathtubs, tubs, bath tub, footbath, bathroom, bath, tubbed, tepidarium, washbasin, shower room, bath house, crappers, bath vat, balneary, basin, cuvette, crapper, tub, bathed.