Banyo nedir, Banyo ne demek

Banyo; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm.
  • Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi.
  • Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su
  • Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma.
  • Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı.
  • Banyo küvetinde yıkanma işi.

"Banyo" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Doktorlar hap, banyo ve perhiz tavsiye etmiş." - B. Felek
  • "Güneş banyosu. Kükürt banyosu. Çamur banyosu."
  • "Fotoğraf banyosu."

Yerel Türkçe anlamı:

Banyo

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

fing, bath] [Alm. Bad] Gizli görüntünün belirmesi için duyarkatın belirli sürelerle daldırıldığı belirli ısıdaki kimyasal eriyikler.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Dabakların tuz, tuzruhu ve su ile deri yıkama işlemi. (*Bor -Niğde)

Fransızca'da Banyo ne demek?:

bain (chimique)

Banyo hakkında bilgiler

Banyo, insanların başta beden temizliği olmak üzere ağız ve diş bakımı, tıraş ile boşaltım işlemlerini gerçekleştirdiği oda. Banyo terimi, bir evin, bireyin vücut temizliğini yapması için hazırlanmış en azından basit bir düzenek içeren bölümüdür. Tercihe göre banyolarda tuvalet ünitesi ve lavabo bulunabilir.

Banyoların şekil ve düzenleri ile içerdiği üniteler kültürden kültüre değişiklik gösterir. Batıda evin diğer bölümlerinden aşırı farklılığı bulunmayan, duvarları boyanmış, duvarlarında çeşitli aksesuarlar bulunan banyolar göze çarparken, daha az gelişmiş ülkelerde banyolar daha basit bir düzeneğe sahiptir. Genelde banyo ve tuvalet üniteleri bir aradadır ve yıkanma için özel bölüm bulunmaz.

Banyo ile ilgili Cümleler

  • Herkesin bir evi var, edindiği, bir yuva, sığındığı. Evim benim çölüm, yuvam cılız fundalığım. Sadece kuzey rüzgarı benim ateşim, yağmur benim banyom.
  • Sevgilim, endişe etme. Döndüğünde her şey hazır olacak - Bulaşıklar, ütüleme, her şey... Güzel bir banyo yapmaktan ve kendini kurulamaktan başka bir şey yapmak zorunda kalmayacaksın.
  • Ne yavşaksın valla banyoma bile kamera koydun. Ne yapacaksın ileride lazım olur değil mi? Şantaj için kullanırsın belki olmaz mı?
  • Jale tam yatmadan önce banyo yapmayı tercih ederken Mustafa sabahleyin duş almayı tercih eder.
  • Her şeyi geçtim de banyoma bile gizli kamera koyacak kadar şerefsiz olan insanlara neden yardım edeyim ki?
  • Üç yatak odası, bir mutfak, bir yemek odası, bir oturma odası ve bir banyosu var.
  • Yüzü sivilceli biri banyoyu kullanırsa bu onun en az iki saatini alır!
  • Bütün vücudum terden yapış yapış. Kendime gelmek için mümkün olduğu kadar çabuk bir banyo almak istiyorum.
  • Ali onu banyo suyunun içine koyabilir, veya onu temizlemek için kullanabilir ve mutfağını sterilize edebilir, ya da onu bir haşarat kovucu olarak kullanabilir.
  • Tom'un kasları çok yorgundu ve eve gitmek ve banyoda bir süre dinlenmek istedi.
 

Banyo kısaca anlamı, tanımı:

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.

Yıkanma : Yıkanmak işi.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele.

 

Banyo yapmak : Yıkanmak.

Banyo bataryası : Sıcak ve soğuk su ile duş bağlantısının bir arada bulunduğu musluk takımı.

Banyo dolabı : Banyo için gereken malzemelerin içinde bulundurulduğu dolap.

Banyo havlusu : Banyo sonrası bütün vücudu kurulamak için kullanılan havlu.

Banyo kabini : Duş kabini.

Banyo kazanı : Banyoyu ve suyu ısıtmak için yapılmış olan özel kazan veya ısıtma aleti.

Banyo küveti : İçine su doldurulup yıkanmaya elverişli tekne.

Banyo sabunu : Banyo yaparken vücudu yıkamak için kullanılan sabun.

Banyo takımı : Banyo odalarında ıslak zemine serilen altı plastik, üstü havlu vb. dokuma olan paspas. Yıkanmak ve kurulanmak için gerekli olan gereçlerin tümü.

Gömme banyo : Çini vb. bir madde ile kaplanıp gömülü olarak yerleştirilmiş olan banyo teknesi.

Çamur banyosu : Tedavi gücü olan çamurla yapılmış olan banyo.

Göz banyosu : Göz hastalıklarının iyileştirilmesi için yapılmış olan banyo. Kadınlara hoşlanarak bakma.

Güneş banyosu : Vücudun her yanını veya bir bölümünü güneş ışınlarına tutma, güneşlenme.

Banyolu : İçinde banyo bölümü olan. Banyodan henüz çıkmış (kimse).

Banyosuz : Banyosu olmayan. Banyo yapmamış olan.

Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.

İlaçlı : İçinde ilaç bulunan. İlaçlanmış.

Fiziksel : Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki. Fizikle ilgili olan.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Etki : Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Bu elementten yapılmış. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).

Bulundurma : Bulundurmak işi.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

İçinde : Ortamında. Süresince, zarfında. ... ile dolu bir biçimde.

Banyo : Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Banyo küvetinde yıkanma işi. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma.

Banyo süngeri : Keratinli süngerler (Comacuspongida) takımından, sıcak denizlerde yaşayan, Akdeniz'de özellikle iyi gelişen, iskelet telleri olarak yalnız spongin telleri bulunan bir tür. (zooloji) Keratinli süngerlerden olan, sıcak denizlerde yaşayan, özellikle Akdeniz’de iyi gelişen, iskelet telleri olarak yalnız spongin telleri bulunan bir tür. (Euspongia officinalis): Keratinli-süngerler (Cornacuspongida) takımmdan bir sünger türü. Sıcak denizlerde yaşar. Akdenizde özellikle iyi gelişir. Yalnız spongin tellerini kapsar.

Banyo teknesi : Çamaşır teknesi: Elif banyo teknesini getir de çamaşırlarımızı yıkayalım.

Banyol : Tersane zindanı.

Diğer dillerde Banyo anlamı nedir?

İngilizce'de Banyo ne demek? : [Banyo] n. banjo, musical instrument in the guitar family (Latin America)

n. bath, bathroom

Fransızca'da Banyo : bain [le], baignade [la], tub [le]; salle de bains; virage [le]

Almanca'da Banyo : n. Bad, Wässerung

Rusça'da Banyo : n. ванна (F), купание (N)

adj. купальный