Battlers türkçesi Battlers nedir

  • Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen.
  • Çarpışmacı.
  • Güçlü dövüşçü.
  • Savaşçı.

Battlers ingilizcede ne demek, Battlers nerede nasıl kullanılır?

Battler : Savaşçı. Güçlü dövüşçü. Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen. Çarpışmacı.

Battleroyal : Büyük dövüş. Büyük kavga.

Battle against : Savaşmak (karşı).

Battle area : Savaş sahası. Muharebe alanı. Çarpışma alanı. Muharebe sahası.

Battle array : Savaş düzeni. Savaş kurulumu. Savaş düzeninde. Savaş formasyonu.

Battle ax : Savaş baltası.

Battle damage : Muharebe hasarı. Savaş hasarı.

Battle axe : Cadaloz. Savaş baltası. Geçimsiz kadın.

Battle fatigue : Savaş bunalımı. Savaş görmüş kimselerde görülen ruhsal çöküntü. Savaş sonrası nevroz. Savaşın bıraktığı ruhsal çöküntü. Savaş yorgunluğu. Harp yorgunluğu.

Battle for leyte gulf : 1944 yılında amerika ile japonya arasında filipinler yakınında gerçekleşmiş olan ikinci dünya savaşı çarpışmaları serisi. Leyte körfezi muharebesi.

İngilizce Battlers Türkçe anlamı, Battlers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Battlers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Martialing : Marsiyal. Harbe ait. Savaşa özgü. Cesur. Savaşa ait. Savaşla ilgili. Savaşkan. Askeri.

 

Amazonian : Amazonlar ile ilgili. Erkil. Amazon. Amazon nehri ile ilgili. Amazon nehrine ait. Amazona ait.

Combatants : Kavgacı tip.

Artillery : Top. Topçuluk. Topçu sınıfı. Topçu birliği. Topçu. Toplar. Ağır silahlar. Ağır silahlar (top gibi). Ağır silah.

Battledoor : Büyük savasçı. Cengaver.

Action : Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Amel. İş. Kuvvet. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Devinim. Hareket biçimi. İs.

Belligerent : Dövüşken. Kavgacı. Saldırgan. Münakaşacı. Muharip. Savaş durumundaki. Cenkçi. Savaşan devlet. Savaşan.

Dogfight : Dalaş. Göğüs göğüse çarpışma. Hava muharebesi. İt dalaşı. Köpek dövüşü. Meydan kavgası. Savaş uçakları arasındaki çatışma. Hava savaşı.

Combattant : Kavgacı. Dövüşme eğilimi olan.

War : İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları. Cenk. Kavga. Mücadele. Savaş. Harp. Düşman olmak. Savaş halinde olmak. Çatışma. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Battlers synonyms : armed combat, fight, clow, fightings, bellicose, warfare, pitched battle, fighter, combatant, martial, fighters, engagement, assault, artillery unit, battler, military action, combat, armageddon, fighting, naval battle, conflict.