Bawdier türkçesi Bawdier nedir
Bawdier ingilizcede ne demek, Bawdier nerede nasıl kullanılır?
Bawdies : Müstehcen. Sekse ilgi. Açık. Açık saçık. Seksle ilgili. Fuhşiyata dair. Terbiyesiz.
Bawdiest : Açık saçık. Müstehcen.
Bawdily : İffetsizce. Uçarı bir şekilde. Açık saçık bir şekilde. Tiksindirici bir şekilde.
Bawdiness : Taşkınlık. Belden aşağı. Açık saçık olma. Müstehcen söz. Uçarı olma durumu. Tiksindirici olma durumu. Açık saçıklık. İffetsizlik. Müstehcenlik. Açık saçık oluş.
Bawd : Pezevenk. Orospu. Muhabbet tellalı. Pezevenk (argo terim). Fahişe. Genelev patronu. Eski genelev patroniçesi. Genelev patroniçesi.
Bawled : Haykırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Avazı çıktığı kadar bağırmak. Bağırmak. Haşlamak. Zırlamak. Bas bas bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Haykırış.
Bawl out : Azarlama. Haşlamak. Bağırıp çağırmak. Fırça çekmek. Azarlanma. Paylamak. Fırça atmak. Azarlamak.
Bawbee : Küçük değerde olan şey. Eski bir iskoç bozuk parası. Yarım peni bozuk para. Değersiz şey.
Bawdyhouse : Genelev. Randevu evi. Fuhuş evi.
Bawl : Yüksek sesle ağlamak. Feryat etme. Haşlamak. Haykırmak. Haykırış. Bas bas bağırmak. Bağırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Kışkırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak.
İngilizce Bawdier Türkçe anlamı, Bawdier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bawdier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Blue : Maviye boyamak. Blue. Morarmış. Sınav. Umutsuz. Mavi. Çivit. Hüzünlü. En iyi doğrusal yansız tahminci.
Groin : Set. Kıyı koruyucu şedde. Kemer pervazı. Dalgakıran. Taş seti. Nakit. Kasık. İki kemerin birleştiği kenar. Mahmuz. Nedenlerin açıklaması.
Wing : Binanın yan çıkıntısı. Alabanda. Ala. nematodlarda bulunan kütiküla değişikliği, vücudun yan tarafında bulunan ve dalgalanma biçimindeki hareketi destekleyen omurga benzeri kalınlaşmalar. Yaralamak. Dekorun gerisinde, bir kapı ya da pencere arkasına kulisi gizlemek için konulan pano. Kolundan yaralamak. Ala. Uçarak geçmek. Uçurmak. Kanatlanmak.
Grating : Cırlak. Şebeke. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Uzay, tiyatro alanlarında kullanılır. Kulağı tırmalayan. Ağ. Demir parmaklık. Nahoş. Parmaklık. Gıcırdayan.
Balustrade : Merdiven parmaklığı. Tırabzan. Tırabzan parmaklığı. Trabzan. Trabzan parmaklığı. Parmaklık. Merdiven korkuluğu. Korkuluk. Kenarlık.
Bulwark : Dalgakıran. Muhafaza altına almak. Parampet. Siper. Küpeşte. Sur. Siper ile korumak. Kale duvarı. İstihkam. Parapet.
Rail : Yoldemiri. Tırabzan. Sövüp saymak. Parmaklık. Azarlamak. Ray. Sutavuğu. Korkuluk. Demiryolu.
Dirtiest : En kirli. Terbiyesiz. Bozuk. Rezil. İğrenç. Ahlaksız. Edepsiz. Pis. Muzur.
Handrail : Merdiven parmaklığı. Parmaklık. Makinelerin iskele korkuluğu. Tırabzan. Korkuluk. Trabzan. Merdiven küpeştesi. Merdiven korkuluğu. Küpeşte.
Disorderly : Allak bullak. Dağınık. Başıbozuk. Nizamsız. Serkeş. Yolsuz. Azgın. Düzensiz. Bakımsız. Taşkın.
Bawdier synonyms : ideological barrier, starting stall, starting gate, movable barrier, dike, balusters, bawdy, language barrier, grate, filthiest, feelthy, dirtier, fencing, banister, mole, seawall, obstructor, impediment, obstacle, grosser, obstructer, bannister, bawdiest, fence, revetment, fender, impedimenta, obstruction, filthy, dirty, fescennine, railing, breakwater.

Bu kısımda Bawdier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bawdier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bawdier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bawdier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.