Be allowed türkçesi Be allowed nedir

  • Olur almak.
  • İzin verilmek.

Be allowed ile ilgili cümleler

English: Ali thought there should be a limit on how much money his wife should be allowed to spend.
Turkish: Ali eşinin ne kadar para harcamasına izin verilmesi gerektiği hakkında bir limit olması gerektiğini düşündü.

English: Chancellor Merkel said that all Syrian migrants would be allowed to come to Germany and apply for asylum.
Turkish: Şansölye Merkel tüm Suriyeli göçmenlerin Almanya'ya gelip sığınma başvurusunda bulunmasına izin verileceğini söyledi.

English: Ali put a Band-Aid over his small tattoo of a spider so he would be allowed into a Japanese hot spring.
Turkish: Ali bir Japon kaplıcasına girebilmek için küçük örümcek dövmesinin üzerine bir yara bandı yapıştırdı.

English: Am I going to be allowed to leave?
Turkish: Gitmeme izin verilecek mi?

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

Be allowed ingilizcede ne demek, Be allowed nerede nasıl kullanılır?

Be : Mal olmak. Berylliumb (berilyum). Kalmak. Durmak. -di. Olmak. Var olmak. -dı. Bulunmak. -dir.

 

Allowed : Yetkili. İzin verildi. İzin verilmiş. İzin verilen. İzinli.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak. Bir durumun kurbanı olmak.

İngilizce Be allowed Türkçe anlamı, Be allowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be allowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be supposed to : -meli. Zannedilmek. -e yaramak. Lazım olmak. -meli -malı. Beklenmek. -malı. -mesi gerek. Farzedilmek.

Be accepted : Kabul görmek. Kabul olmak. Kabul edilmek.

Ask permission : İzin istemek. İstenen yetki. İstenen izin. Müsaade istemek.

Be approved : Tasdik edilmek. Beğenilmek. Onaylanmak. Destek bulmak. Kabul olmak. Onanmak. Onayından geçmek. Uygun görülmek. Kabul görmek.