Be answerable for the consequence türkçesi Be answerable for the consequence nedir

  • Cezasını çekmek.
  • Sonucuna razı olmak.
  • Sonucuna katlanır olmak.

Be answerable for the consequence ingilizcede ne demek, Be answerable for the consequence nerede nasıl kullanılır?

Be : Mal olmak. -dır. Var olmak. Bulunmak. -dı. Anlamına gelmek. -di. -dir. Olmak. Kalmak.

Answerable : Cevap verilebilir. Yerinde. Uygun. Yükümlü. Sorumlu. Cevaplanabilir. Mesul.

For : Zarfında. Diye. -dır. Uğruna. -dir. Yönünden. Zira. Çünkü. Bir takımyıldızın adı. Dair.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Consequence : Semere. Akıbet. Serencam. Netice. Ehemmiyet. Eser. Sonuç. Önem. Önemli sonuç.

Suffer the consequences : Cezasını çekmek. Sonuçlarına katlanmak. Acısını çekmek.

Take the consequences : Sonuçları kabul eden. Çıktıyı alan. Başa geleni çekmek. Sonuçlarını göze almak. Sonucuna katlanmak. Neticeleri alan.

Took the consequences : Sonuçları kabul eden. Çıktıyı alan. Neticeleri alan.

Bear the consequences : Sonuçlarına razı olmak. Sonuçlarına katlanmak. Neticeyi kabullenmek.

Face the consequences : Sonuçlarıyla yüzleşmek. Sonuçlarına katlanmak.

 

İngilizce Be answerable for the consequence Türkçe anlamı, Be answerable for the consequence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be answerable for the consequence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Get it : Kavramak. Bir şeyi anlamak. (kapı veya telefon) şunu açar mısın. İdrak etmek. Bir konuyu kavramak. Anlamak. (kapı veya telefon) şuna bakar mısın. Bir şeyin farkına varmak.

Suffered : Acı çekmek. Çekmek. Göz yummak. Acısını çekmek. Zayiat vermek. Mağdur. Zarar görmek. Katlanmak. Kıvranmak.

Suffer for : Acısını yaşamak. Derdini çekmek.

Suffer the consequences : Acısını çekmek. Sonuçlarına katlanmak.

Expiate : Kefaret etmek. Kefaret vermek.

Expiated : Kefaret edilmiş. Kefaret vermek. Cezasını çekilerek ödenmiş.

Serve a sentence : Ceza çekmek. Mahkumiyet çekmek. Hapis cezasını çekmek.

Pay : Ödemek. Karşılığını vermek. Değmek. Etmek. Para ödemek. Ücret ödemek. Maaş. Toslamak. Vergin.

Pay for : Karşılığını ödemek. Masrafını çekmek. Parasını ödemek. Hesabını çekmek. Ödemek. Bedelini ödemek. -in parasını ödemek. Hesabını ödemek. Bedelini ödemek (hatanın veya suçun).

Be answerable for the consequence synonyms : pay the penalty of, expiates, bear the penalty of, expiating, suffer, pay the penalty.