Be impressed türkçesi Be impressed nedir

Be impressed ile ilgili cümleler

English: Ali is pretty good at juggling, but Mary doesn't seem to be impressed.
Turkish: Ali hokkabazlıkta oldukça iyi fakat Mary etkilenmiş gibi görünmüyor.

English: Ali hoped Mary would be impressed.
Turkish: Ali Mary'nin etkileneceğini umuyordu.

English: Ali couldn't help but be impressed.
Turkish: Ali etkilenmekten kendini alamadı.

English: Am I supposed to be impressed?
Turkish: Etkilenmem mi gerekiyor?

English: Am I supposed to be impressed by that?
Turkish: Ondan etkilenmem gerekiyor mu?

Be impressed ingilizcede ne demek, Be impressed nerede nasıl kullanılır?

Be : Var olmak. -di. Olmak. Durmak. Bulunmak. -dı. -dir. Berylliumb (berilyum). -dır. Mal olmak.

Impressed : Etkilenmiş. Uygulanmış. Etkilendirilmiş. Güçlü bir şekilde etki altında kalmış. Derinden etkilenmiş.

Be impressed by : -den etkilenmek. Hakkında olumlu fikir sahibi olmak. -e hayran kalmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak. Şans topu olmak.

İngilizce Be impressed Türkçe anlamı, Be impressed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be impressed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Imposes : Aldatmak. Zorla kabul ettirmek. Uygulamak. Zorlamak. Uygulmaya koymak. (vergi) koymak. Yararlanmak. Yüklemek. Dayatmak.

Admire : Hayranlık duymak. Gıpta etmek. Çok beğenmek. Beğenmek. Hayran hayran bakmak. Hayran olmak. Takdir etmek. Hayranlık beslemek.

Respond : Yanıtlamak. Ses vermek (motor). -e tepki vermek. Cevap vermek. Geri cevaplamak. Tepki göstermek. Mukabele etmek. Yanıt vermek. Cevap yazmak.

Enthuse : Coşmak. Coşturmak. Çok ilgi göstermek. Gayrete gelmek. Hayran bırakmak. Hayranlık göstermek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Azmettirmek. Şevk vermek.

Be thrilled : Çok sevinmek.

Be taken with : Hoşlanmak. Kapılmak. Bayılmak. Yakalanmak. Tutulmak.

Hold in high esteem : Baş tacı etmek. Beğenmek. Çok beğenmek. Saygı göstermek. Büyük saygı göstermek. Büyük sevgi beslemek. El üstünde tutmak. Hayran olmak. Hürmet etmek.

Grip : Etkilemek. Tokaç sapını çeşitli biçimlerde ve yapılacak vuruşa göre kavrayış durumu. Yapışmak. Tutmak. Tokacın sapını el ile kavrayış biçimi. Kavramak. İdrak etmek. Anlamak. Çekiç tutağı. Sıkıştırmak.

Be affected : Duygulanmak. Etkinmek.

Enthused : Hayran bırakmak. Ballandıra ballandıra anlatmak. Azmettirmek. Gayrete gelmek. Bayılmak. Coşturmak. Coşmak.

Be impressed synonyms : be filled with admiration, come up with, admires, be touched, be fascinated, enthuses, hold in esteem, be affected by, imposed, grips, be amazed, be influenced, be under the influence of, gripped, enthusing, responded, impose, being amazed.