Be saved türkçesi Be saved nedir

Be saved ile ilgili cümleler

English: Fifteen milliard euros must be saved over the course of the next four years.
Turkish: On beş milyar euro önümüzdeki dört yıl boyunca biriktirilmeli.

English: The world is not going to be saved by legislation.
Turkish: Dünya yasalarla kurtarılmayacak.

English: Fifteen thousand million euros must be saved over the course of the next four years.
Turkish: Önümüzdeki dört yıl boyunca On beş bin milyon euro tasarruf edilmeli.

English: The world will be saved by beauty.
Turkish: Dünya güzellik tarafından kurtarılacak.

English: Even those in hospitals won't be saved from the coming meteor-caused firestorm!
Turkish: Hatta bu hastaneler önümüzdeki meteor kaynaklı yangın fırtınasından kurtulmuş olmayacak!

Be saved ingilizcede ne demek, Be saved nerede nasıl kullanılır?

Be : -dı. Var olmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Durmak. Kalmak. Berylliumb (berilyum). Olmak. Anlamına gelmek. -di. -dır.

Saved : Kaydedilen. Kaydedildi. Kurtulmuş. Kurtarılmış. Korunan. Kaydedilmiş. Korunmuş.

Cannot be saved : Kaydedilemeyen.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

 

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

İngilizce Be saved Türkçe anlamı, Be saved eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be saved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break oneself of a habit : Bırakmak. Alışkanlıktan vazgeçmek.

Be freed : Serbest bırakılmak.

Cast aside : Bir kenara bırakmak. Kenara atmak. Terketmek. Bir kenara atmak. Başından atmak. Başından savmak. Çevresinden uzaklaştırmak. İhmal etmek. Atmak.

Circumventing : Yana kaçmak. Tekerine çomak sokmak. Üstün gelmek. Yanından geçme. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Bozmak. Etrafından gitme. Alt etmek. Yan çizmek.

Break away : Ayrılmak. Kaçıp kurtulmak. Fırlamak. Kopmak. Kirişi kırmak. Kaçmak. Sıvışmak.

Be rid of : -den kurtulmuş olmak.

Be laid up : Yatalak olmak. Yatağa düşmek. İlerisi için saklanmak. Yatağa çakılıp kalmak.

Avoid : İptal etmek. Korunmak. Geçiştirmek. Kaçınmak. Savmak. Engel olmak. Uzak durmak. Kaçmak. Atlatmak. Sakınmak.

Bail out : Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Paçayı kurtarmak. Kefaletle serbest bırakmak. Mali destek vererek kurtarmak. Paraşütle atlamak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletini ödeyip kurtarmak.

Be saved synonyms : be shot of, cast off, circumvented, be finished, circumvent, choke off, circumvents.