Break oneself of a habit türkçesi Break oneself of a habit nedir

Break oneself of a habit ingilizcede ne demek, Break oneself of a habit nerede nasıl kullanılır?

Break : Ağarmak. Batmak. Bozulmak. Dizginlemek. Yarmak. Söylemek. Dalmak. Yıkmak. Daha iyi yapmak. Kesmek.

Oneself : Kendi. Kendisi. Bizzat. Kendini. Kendi kendine. Kendine. Kendi kendini.

Of : İle ilgili. -in. Yüzünden. Li. Karşı. Hakkında. -nın. In. -den övünerek bahsetmek. Den.

A : Bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. La (müzik terimi). Herhangi bir. Pek iyi. Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Habit : Elbise. Bağımlılık. Düşkünlük. Bir edim ya da etki karşısında canlı bir varlığın kazanmış olduğu değişmez tutum. bir şeyin sık sık yinelenmesi sonunda oluşan huy ve alışkı. Huy. Alışkanlık. Kafa yapısı. Yaşam biçimi. Alışkı.

Drop a habit : Alışkanlıktan vazgeçmek.

Make a habit of : Alışkanlık haline getirmek. Alışkanlık edinmek.

Fall into a habit : Alışkanlık edinmek. Alışkanlık olmak. Huy edinmek. Alışkanlık halini almak. Adet edinmek. Huy haline gelmek.

Form a habit : Alışkanlık edinmek. Adet edinmek.

Drop into a habit : Alışmak. Alışkanlık edinmek.

İngilizce Break oneself of a habit Türkçe anlamı, Break oneself of a habit eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Break oneself of a habit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be freed : Serbest bırakılmak.

Circumvented : Önlemek. Üstün gelmek. Bozmak. Yan çizmek. Tuzağa düşürmek. Yana kaçmak. Atlatmak. Alt etmek. Çevresini sarmak.

Avoid : Engellemek. Yanaşmamak. Savmak. Sakınmak. Savuşturmak. Kaçınmak. Atlatmak. İptal etmek. Kaçmak.

Abdicated : Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). El çekmek. İstifa etmek. Vazgeçmek. Çekilmek. Tahttan çekilmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe).

Break away : Kirişi kırmak. Ayrılmak. Fırlamak. Kopmak. Sıvışmak. Kaçıp kurtulmak. Kaçmak.

Circumventing : Yan çizmek. Çevresini sarmak. Tekerine çomak sokmak. Yanından geçme. Bozmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme. Tuzağa düşürmek. Alt etmek. Etrafından gitme.

Back away : Çekilmek. Ödün vermek. Geri çekilmek. Geriye çekilmek.

Be saved : Biriktirilmek.

Bail out : Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bırakmak. Paraşütle atlamak. Kurtarmak. Paçayı kurtarmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletle kurtarmak. Kefaletle serbest bıraktırmak.

Abdicate : Tahttan çekilmek. Saltanattan çekilmek. Feragat etmek. Çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. Terketmek (tacını ve tahtını). El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İmtina etmek.

Break oneself of a habit synonyms : abdicating, abandons, allows, bequeath, allowing, back off, bend the neck, bow out of, bequeaths, circumvent, be rid of, choke off, dishabituate, be finished, drop a habit, cast off, abalienate, circumvents, cast aside, be shot of, abdicates, abandon, allow.