Be stuck with türkçesi Be stuck with nedir

Be stuck with ingilizcede ne demek, Be stuck with nerede nasıl kullanılır?

Be : Kalmak. -di. Durmak. -dır. -dı. Mal olmak. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Bulunmak. Olmak.

Stuck : Koymak. Tutmak. Çakmak. Sadık kalmak. Çıkamamak. Çıkıntı yapmak. Şaşırıp kalmış. Takılmak. Sokmak. Bıçaklamak.

With : Li. İle beraber. Birlikte. -e karşın. -la. Beraberinde. Sayesinde. İle. Yanına. Nedeniyle.

Be stuck : Batmak. Tutulmak. Mahsur kalmak. Saplanmak. Sıkışmak. Çakılıp kalmak. Sıkışıp kalmak. Çıkamamak.

Be stuck for : Karşılayamamak. Eksikliğini çekmek.

Get stuck with : Haiz olmak (istenmeyen bir şey). Başına kalmak. Birisiyle birlikte aynı yere yerleştirilmek (istenmeyen kişi). Birisiyle birlikte mahsur kalmak.

Be stuck on : Tutulmak. Bağlanmak. Vurulmak. Aşık olmak.

İngilizce Be stuck with Türkçe anlamı, Be stuck with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be stuck with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embarking : Gemiye bindirme. Uçağa yüklemek. Yolcu almak. Atılmak. Uçağa bindirmek. Bindirmek. Atılma. Yükleme. Uçağa yükleme.

Endue : Vermek. Giydirmek. Örtmek. Elbise giymek. Üzerine almak. Giyinip kuşanmak. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Sağlamak (bazı şeylerle). Giymek.

 

Endues : Giyinip kuşanmak. Üzerine almak. Elbise giymek. Vermek. Sağlamak (bazı şeylerle). Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak. Giydirmek. Giymek. Örtmek.

Accepts : Anlamak. Kabullenmek. Kabul etmek. Almak. Hazmetmek. Katlanmak. Onaylamak.

Stand : Gitar sehpası. Ayakta dikilmek. Dayanmak. Çekilmek. Üçayak. Katlanmak. İhtiyaç duymak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sineye çekmek. Ayağa kalkmak.

Burden : Ağır yük. Sorumluluk. Yüklemek. Ağırlık. Sıkıntı vermek. Sıkıntı çektirmek. Zorunluluk. Yük. Sırtına yüklemek.

Imbark : Yüklemek. Kalkışmak. Yatırmak. Yatırım yapmak. Uçağa yüklemek. Uçağa bindirmek. Yük almak. Binmek. Gemiye bindirmek.

Attaching : İliştirmek. Takmak. Bağlanmak. Eklemek. Bağlantı. El koymak. Takma. Bağlamak. İzafe.

Bears : Sineye çekmek. Borsa fiyatlarını düşürmek. Gütmek (kin). Taşımak. Dönmek. Götürmek. Getirmek. Spekülasyon yapmak. Katlanmak.

Enduing : Tevdi etme. Üzerine almak. Verme. Giydirme. Elbise giymek. Giyinip kuşanmak. Teçhiz etme. Giyme. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak.

Be stuck with synonyms : embarks, support, lay on, accept, stood, attach, attaches, embarked, assumes, be loaded, bear, embark, endued, stands, imbarked, assume, ladens, laden, own up to, burthen.