Bear down on türkçesi Bear down on nedir
- -e ilerlemek.
- Fazla bastırmak.
- Büyük çaba harcamak.
- Üstüne varmak.
- Bir başka tekneye doğru yol almak.
- Ağır gelmek.
- Üstüne gelmek.
- -i çok etkilemek.
- -e doğru ilerlemek.
- Yaklaşmak.
- Sıkıştırmak (azarlayarak veya ısrarla).
- -e doğru gelmek.
Bear down on ingilizcede ne demek, Bear down on nerede nasıl kullanılır?
Bear : Bulundurmak. Vurguncu. Değmek. (ürün veya meyve) vermek. Aklında olmak. Sineye çekmek. Doğurmak. Üzerinde bulunmak. Taşımak. Ürün vermek.
Down : Boyunca. Yıkmak. Aşağısında. Alaşağı etmek. Beri. Aşağı. Aşağısına doğru. Çabucak içmek. Yere sermek.
On : Esnasında. Yanmak. Devrede. Üstünde. Açık. Hazır. E doğru. Çakırkeyif. Yönünde. Civarında.
Bear down : Yenmek. Güç kullanmak. Çaba harcamak. Gayret etmek. Kırmak (direnç). Ezmek. Bastırmak.
Bear down upon : Bir başka tekneye doğru yol almak.
Clamp down on : Ciddi tedbirler almak. İşe el koymak. Menetmek. Sınırlamalar getirmek. Sınır koymak. Daha sıkı olmak. Fiziksel olarak baskı yapmak. Otoritesini kurmak. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). Yasakları uygulamaya koymak.
Be down on the mouth : Asık suratlı olmak. Çok mutsuz olmak. Çok keyifsiz olmak. Hüzünlü olmak. Canı sıkkın olmak.
Cut down on : Azaltmak. İndirmek. Kısmak. -i azaltmak.
Be down on : Şansı olmamak. -e karşı olmak. Garez bağlamak. Yana şanssız olmak.
Bring down on : Başına getirmek. Olmasına neden olmak.
İngilizce Bear down on Türkçe anlamı, Bear down on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bear down on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outweighs : -den daha ağır basmak. -den daha önemli olmak. -den daha ağır gelmek. Ağır basmak. Daha ağır gelmek.
Beleaguers : Muhasara etmek. Etrafını sarmak. Rahat vermemek. Kuşatma altına almak. Etrafını çevirmek. Taciz etmek. Kuşatmak.
Overbalancing : Ağır basmak. Fazlalık. Devirmek. Tartıda ağır gelmek. Dengesini kaybetmek. Dengesini bozmak. Dengeyi bozmak.
Bear hard on : Yük olmak.
Approaches : Benzemek. Girişmek. Ele almak. Görüşmek. Koyulmak. Andırmak. Başvurmak. Temasta bulunmak. Yaklaşımlar.
Approximate : Yaklaştırmak. -e yakın olmak. Yakınlaşmak. Yaklaşık olarak değerlendirmek. Yaklaşık olmak. Andırmak. Benzemek. Yaklaşık.
Outweighed : -den daha önemli olmak. -den daha ağır basmak. Daha ağır gelmek. -den daha ağır gelmek. Ağır basmak.
Be at hand : Yolu düşmek. El altında olmak. Yakında olmak.
Outweighing : -den daha ağır gelmek. -den daha ağır basmak. Daha ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha önemli olmak.
Come upon : Hücum etmek. Rast gelmek. Rastlamak. Gafil avlamak. Karşılaşmak. Saldırmak. Basmak.
Bear down on synonyms : came down on, close in on, overbalance, come near, lean upon, beleaguering, converge, come close to, assault, get at, come up, approached, attack, overbalanced, outbalance, closes, overlapped, approximating, provokes, outbalances, assaults, approximates, preponderated, come on, approximated, provoked, outbalanced, preponderate, beleaguer, hang over, approach, overlap, overbalances.

Bu kısımda Bear down on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bear down on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bear down on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bear down on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.