Beat the system türkçesi Beat the system nedir

  • Düzeni veya sistemi kendi çıkarına kullanmak.
  • Bürokratik kurumların üstesinden gelmek.
  • Bürokratik engellere rağmen hedefine ulaşmak.
  • Bürokrasiyi atlatmak.

Beat the system ile ilgili cümleler

English: I wish I could figure out how to beat the system.
Turkish: Keşke sistemi nasıl kullanacağımı bilebilsem.

Beat the system ingilizcede ne demek, Beat the system nerede nasıl kullanılır?

Beat : Volta vurmak. Yuvasından çıkarmak (av). Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga. Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Çırpma. Yenmek. Fizik, eskrim alanlarında kullanılır. Alt etmek (argo terim). Dayak atmak. Vurma sesi.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

System : Ağ. Üzerinde ölçme yapılan ya da söz konusu olan belirli nesneler topluluğu. Aralarında karşılıklı işlevsel bağlılıklar bulunan bir dizi öğenin oluşturduğu bütünlük. Bir bütünü oluşturacak biçimde karşılıklı olarak birbirine bağlı öğelerin tümü. Yöntem. Aralarında ilişki bulunan ve amaca göre çevresinden belirli sınırlarla ayrılmış özdek, olay ve süreçlerin seçilmiş kümesi. Yapı. Usul. Katman. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, sosyoloji, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Beat the air : Havanda su dövmek. Boşuna uğraşmak. Akıntıya kürek çekmek.

Beat the band : Olağanüstü olmak. Çabucak. Hızla. Mükemmel olmak.

Beat the rap : Paçayı sıyırmak. Yaptığı yanına kar kalmak. Cezadan aklanmak. Yakayı sıyırmak. Beraat etmek. Yırtmak. Aklanmak. Temize çıkmak. Cezadan kurtulmak.

Beat the bushes : Çok didinmek. Didik didik aramak. Aramak. Çok uğraşmak. Altını üstüne getirmek. Fellik fellik aramak. Çalışıp didinmek.

Beat the competition : Rekabeti yenmek. Yarışımda üstünlük sağlama. Yapılan yarışmada karşıtından daha üstün sonuçlar alma.

Beat the woods : Sürgün avına gitmek.

Beat the drum : Gürültülü propaganda yapmak. Birisini desteklemek. Reklamını yapmak. Propagandasını yapmak. Gönülden desteklemek. (bir şeyi veya birisini) övmek. Davul çalmak. Heveslice desteklemek. Şakşakçılık yapmak. Bir fikrin veya şahsın reklamını yapmak.