Bell the cat türkçesi Bell the cat nedir

  • Başkası için riske girmek.
  • Tehlikeli işi üzerine almak.
  • Kendini ateşe atmak.

Bell the cat ingilizcede ne demek, Bell the cat nerede nasıl kullanılır?

Bell : Sütun başlığı gövdesi. Çan. Muf. Çan gibi genişlemek. Taç yapraklar. Taçyapraklar. Korol. Böğürmek. Zil.

The : Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Cat : Kedi soyundan hayvan. Kedi. Kedigiller familyasından evlerde beslenebilen küçük memeli. avcı, zaman zaman bitkisel gıdalar da tüketebilen etçil hayvan. Pisi. Pisi (argo terim). Kinci kadın. Göcen. Caz meraklısı kimse. Griva palangası.

Has the cat got your tongue : Dilini mi yuttun.

See how the cat jumps : Sonucu bekleyip görmek. Kedinin nasıl sıçradığını görmek. Ne olacağını görmek için beklemek.

Set the cat among pigeons : Sırrı açıklayarak ortalığı karıştırmak.

Shoot the cat : Aşırı derecede içtikten sonra kusmak. Kediye ateş etmek. Kusmak.

Wait for the cat to jump : Olayların gelişimine göre temkinli hareket etmek. Olayların gelişimine göre hareket etmek.

İngilizce Bell the cat Türkçe anlamı, Bell the cat eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Bell the cat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go through fire and water : (bir amaca ulaşmak için) bir çok badire atlatmak. Büyük sınavdan geçmek. Çok ıstırap çekmek. Her türlü riski almak. Zor ve tehlikeli durumlardan geçmek.

Dice with death : (kendi) hayatıyla oynamak. Büyük risk almak. Ölümle oynamak. Büyük riske girmek. Ölümle kumar oynamak. Hayatını tehlikeye atmak.