Beverages türkçesi Beverages nedir

Beverages ile ilgili cümleler

English: Please don't bring alcoholic beverages into the stadium.
Turkish: Lütfen stadyuma alkollü içecek getirmeyin.

English: In order to stay alive, humans need alimentation, which consists of foods and beverages.
Turkish: Hayatta kalmak için, insanların yiyeceklerden ve içeceklerden oluşan beslenmeye ihtiyacı var.

English: Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Turkish: Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.

Beverages ingilizcede ne demek, Beverages nerede nasıl kullanılır?

Alcoholic beverages : Alkollü içkiler. Alkol içeren içki. Alkollü içki. Alkollü içecekler.

Beverage giant : Meşrubat devi. İçecek devi. Meşrubat üreticisi büyük ve başarılı şirket.

Alcoholic beverage : Alkol içeren içki. Alkollü içki.

Food and beverage : Yiyecek ve içecek.

Beverage : Meşrubat. İçecek. İçki.

Beverly hills : Los angeles'ın batısında hollywood'la sınır olan ve zengin oyuncular ve diğer iş insanlarının yaşamasıyla iyi bilinen bir dış mahalle. Teksas eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Kaliforniya eyaletinde şehir. Beverly tepeleri.

Mebeverin : Mebeverin. Papaverin benzeri etki oluşturan spazm çözücü ilaç.

 

Beveridge report : Beveridge raporu. İngiltere’de sosyal güvenlik sistemini geliştirmek amacıyla; çalışamayacak kadar hasta olanlara yönelik sağlık hizmetlerinin oluşturulması, ailelere yardım sağlanması, işsizlik sigortasının genişletilmesi, emekli aylıklarının yükseltilmesi, dullara aylık bağlanması, doğum ve ölüm durumunda tazminat ödenmesi gibi öneriler içeren, 1942 yılında sir william beveridge tarafından hazırlanmış plan.

Beveridge nelson decomposition : Beveridge-nelson ayrıştırması.

İngilizce Beverages Türkçe anlamı, Beverages eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beverages ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chocolate : Çikolatalı. Çikolatalı şekerleme. Çikolatadan yapılmış. Çikolata. Fondan. Çikolata renkli.

Java : Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri. Cava. Bilgisayar programlama dili. Platformdan bağımsız programlama dili. New york eyaletinde yerleşim yeri. Cava adası.

Intoxicant : İntoksikan. Zehirleyici. Sarhoş eden madde. Sarhoş edici (içki). Sarhoş edici içki. Zehirlenmeye neden olan, intoksikan. zehirlenme yapan herhangi bir madde. Sarhoş edici. Sarhoş eden.

Cider : Elma suyu. Elma şarabı. Elma şırası.

Refresher : Hafızayı canlandıran şey. Avukatlık ek ücreti. Tazeleyici. Serinletici içki. İçki. Tazeleyen şey. Avukata verilen ek celse ücreti. Hayat veren. Serinletici şey. Ferahlatıcı.

Alcoholic drink : İçki. Dem. Alkollü içki.

Soft drink : Alkolsüz içecek. Soda. Kola. Gazoz. Alkolsüz içki.

Hot chocolate : Çikolata tozu. Sıcak çikolata. Sütlü kakao.

 

Potables : Potabl. İçilir. İçecek. İçilebilir.

Beverages synonyms : fruit crush, fruit drink, drinking chocolate, tea like drink, drinks, potion, near beer, advantage, drinkable, food, soft drinks, mate, wish wash, nutrient, potable, oenomel, vantage, alcoholic beverage, drinkables, smoothie, hydromel, cooler, drink, coffee, inebriant, cyder, ginger beer, cocoa, fruit juice, liquid, ade, tea, squash.

Beverages zıt anlamlı kelimeler, Beverages kelime anlamı

Disadvantage : Sakınca. Dezavantaj. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Çekince. Zarar vermek. Götürü. Zarar. Mahzur. Yarar yitimi. Kayıp.