Big deal türkçesi Big deal nedir
- Ne farkeder ki.
- Önemli kimse.
- Aman ne önemli!.
- Bana ne.
- Kodaman.
- Büyük marifet.
- Büyük mesele.
- Büyük iş.
- O da bir şey mi; ne olacak yani.
- Çok önemli.
- Hıh!; yok ya.
Big deal ile ilgili cümleler
English: I don't know what the big deal is.
Turkish: Büyük anlaşmanın ne olduğunu bilmiyorum.
English: It's a big deal to me.
Turkish: Bu benim için büyük bir anlaşma.
English: I didn't want to make a big deal out of it.
Turkish: Sorun etmek istemiyordum.
English: I didn't want to make a big deal about it.
Turkish: Onun hakkında büyük bir anlaşma yapmak istemedim.
English: Ali doesn't want to make a big deal out of it.
Turkish: Ali bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak istemiyor.
Big deal ingilizcede ne demek, Big deal nerede nasıl kullanılır?
Big : Kocaman. Ünlü. Popüler. Önemli. Büyük. İri.
Deal : İlgilenmek. Kağıtları dağıtma sırası. Miktar. Patlatmak. Paylaştırmak. Davranmak. Kağıt dağıtmak. Dağıtmak. Meşgul olmak. (bir sorunla) ilgilenmek.
No big deal : Abartılacak bir şey değil. Lafı bile olmaz. Önemsiz şey. Hiç önemi olmayan şey. Abartmaya değmez. Gözünde büyütmeye değmez.
Big apple : New york. New york city'nin lakabı. Büyük elma.
Big bang : Başlangıç. Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.
Big bellied : Şişko. Büyük göbekli. Şişman. Kilolu. Koca göbekli. Toparlak.
Big bang theory : Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Büyük patlama teorisi. Big bang teorisi. Big bang büyük patlama teorisi.
İngilizce Big deal Türkçe anlamı, Big deal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Big deal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bashaw : Paşa. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Biggies : Önemli. Nüfuzlu kimse. Etkili kimse (argo terim).
Bigwig : Önemli kişi veya kimse. Büyükbaş.
Crucials : Mühim. Kesin. Can alıcı. Ehemmiyetli. Çapraz. Kritik. Elzem. Zor.
Of paramount importance : Son derece kayda değer. Son derece önemli olan.
Big shot : Omuz çekimi. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
All important : Çok mühim.
Big fish : Büyük balık. Büyük öneme kimse.
Big deal synonyms : of great account, of great importance, inestimable, for aught i care, crucial, moliminous, head honcho, a big gun, big timer, big noise, big name, big bug, earth shattering, big cheese, a big wheel, red letter, cordon blue, momentous, who cares, fat cat, of the essence, big pot, biggie, dignitary, bigwigs, all i care, big business, high level, a matter of life and death, so what, big gun, pivotal, big wheel.

Bu kısımda Big deal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Big deal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Big deal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Big deal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.