Big time türkçesi Big time nedir
- Bir toplantı ya da partide geçirilen iyi vakit.
- Büyük bir başarı.
- En yüksek düzey.
- Bir toplantı ya da partide geçirilen eğlenceli vakit.
- Önemli.
- Çok.
- Yüksek rütbeli.
- Fena halde.
- Hem de nasıl.
Big time ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary hit it off big time from the get-go.
Turkish: Ali ve Mary, en başından beri büyük ölçüde birbirleriyle iyi geçinirler.
English: He fell for her big time.
Turkish: O ona çarpıldı.
English: I owe you big time.
Turkish: Sana büyük zaman borçluyum.
English: I messed up big time.
Turkish: Büyük zamanı mahvettim.
English: I owe Tom big time.
Turkish: Tom'a büyük zaman borçluyum.
Big time ingilizcede ne demek, Big time nerede nasıl kullanılır?
Big : İri. Önemli. Büyük. Ünlü. Popüler. Kocaman.
Time : Saat tutmak. Kere. Tempo tutmak. Akıp giden olayların tekrar eden gök olaylarına göre sıralanmasından doğan bir kavram. güneş ve yıldızların öğlene göre açısal uzaklığına (saat açısına) karşılık bir ölçü. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Kurmak. Zamanlamak. Belirli bir zamana göre ayarlamak. Temposunu belirlemek. Zamanlama yapmak.
Big time operator : Oldukça nüfuzlu kimse. Pek çok farklı meseleye aktif olarak katılan kimse (ticari veya başka türlü). Aktivist. Çok etkili kimse. Aktif olan kimse (bir proje çalışmasında).
Big timer : Büyük adam. Önemli kimse. Yüksek rütbeli kimse.
Big apple : New york city'nin lakabı. New york. Büyük elma.
Big bang theory : Büyük patlama teorisi. Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Big bang büyük patlama teorisi. Big bang teorisi.
Big bang : Başlangıç. Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.
İngilizce Big time Türkçe anlamı, Big time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Big time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A great deal : Birçok. Bir hayli. Oldukça çok. Pek çok. Hayli.
Grossly : Ağır şekilde. Kötü halde.
A whale of : Çok büyük.
A raft of : Bir yığın. Yığınla. Bir sürü. Pek çok.
A lot : Pek çok. Fena. Hayli. Birçok. Çok fazla. Şiddetle. Pek. Buram buram.
Big : İri. Büyük. Ünlü. Kocaman. Popüler.
Abundant : Dolu. Dolu (bol). Külli. Bol. Gani. Feyizli. Gür (saç). Bereketli. Verimli.
Cardinal : Esaslı. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, kuzey amerika'da yaşayan bir tür. Biyoloji, tarih alanlarında kullanılır. Ana. Kardinal. Başlıca. Katolik başpapazı. Parlak kırmızı. Baş. Asıl.
In spades : Fazlasıyla.
Big time synonyms : sorely, acres and acres, emphatic, affluents, abominably, a great many, abounding, circumspect, cautious, biggest, biggies, biggie, badly, affluent, bigger, unpalatably, emphatical, above, considerable, eminent, a great number of, horribly, a howling success, abysmal, by halves, unpleasantly, a world of, a whale of a lot, consequential, a good deal, crit, capital, and how.

Bu kısımda Big time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Big time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Big time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Big time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.