Biggish türkçesi Biggish nedir

Biggish ile ilgili cümleler

English: It's a biggish chair, but it'll just barely fit through the doorway.
Turkish: Büyükçe bir sandalye, ama kapı aralığından anca geçer.

Biggish ingilizcede ne demek, Biggish nerede nasıl kullanılır?

Biggie : Etkili kimse (argo terim). Önemli. Nüfuzlu kimse. Önemli kimse.

Biggies : Etkili kimse (argo terim). Önemli kimse. Nüfuzlu kimse. Önemli.

Biggin : Çocuk takkesi. Gece takılan takke. Çocuk başlığı. (eski kullanım) gece başlığı. Süzgeçli kap. Çocuk tekkesi.

Bigger : İri kıyım. Büyük. İri. İri yarı. Kocaman. Daha büyük. Önemli. Yüce. Çok. Kapı gibi (argo terim).

Bigger than life : Destansı. Hayattan daha büyük. Epik ve efsanevi özellikleri olan. Gerçek boyutunda olmayacak kadar büyük olan. Aşırır derecede ünlü ve önemli. Abartılmış. Gerçeküstü. Gerçek hayatta rastlanamayacak.

Big apple : Büyük elma. New york. New york city'nin lakabı.

Big bang theory : Big bang büyük patlama teorisi. Büyük patlama teorisi. Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Big bang teorisi.

Big belly : Şiş göbek.

Biggest of its kind : Çeşidinin en büyüğü. Türünün en büyüğü. Kendisine benzeyenler içinde en büyüğü.

Big bellied : Koca göbekli. Büyük göbekli. Şişman. Şişko. Toparlak. Kilolu.

 

İngilizce Biggish Türkçe anlamı, Biggish eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Biggish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Big : Kocaman. Popüler. İri. Ünlü. Büyük. Önemli.

Maximals : Azami. En büyük. Maksimal. En fazla.

Sizeable : Büyük. Ayarlanabilir. Oldukça büyük.

Sizable : Geniş. Büyücek. Oldukça büyük. Hacimli. Büyük.

Largish : Büyücek. İrice. İricek.

Maximal : Azami. Maksimal. En fazla. Enbüyük. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. En büyük.

Large : Kocaman. Büyücek. Kalabalık (aile). Bol. Geniş. İri. Büyük (servet). Koca. Büyük. Çok.

Biggish zıt anlamlı kelimeler, Biggish kelime anlamı

Small : Arka. Fakir. Küçük. Mütevazi. Küçük küçük. Ufak. Mütevazı. Ufak tefek. Ufacık. Alçak.

Little : Be.az miktarda. Önemsiz. Az miktar. Az. Ufak şey. Az miktarda. Değersiz. Ufak. Birazcık. Genç.