Biles türkçesi Biles nedir
- Aksilik.
- Huysuzluk.
- Safra.
- Kin.
- Sinirlilik.
- Garaz.
- Terslik.
- Öd.
Biles ile ilgili cümleler
English: Before automobiles filled out streets, city air used to be clean.
Turkish: Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.
English: They bought jewels and automobiles.
Turkish: Onlar mücevherler ve otomobiller aldı.
English: That garage has room for two automobiles.
Turkish: O garaj iki otomobil alacak yere sahip.
English: Automobiles replaced carriages.
Turkish: Yolcu vagonlarının yerini otomobiller aldı.
English: Automobiles are made in factories.
Turkish: Otomobiller fabrikalarda yapılır.
Biles ingilizcede ne demek, Biles nerede nasıl kullanılır?
Automobiles : Otomobil. Otomobiller. Araba.
Bloodmobiles : Mobil kan. İçinde tıp çalışanları bulunan ve bağışçılardan kan toplama üzere donatılmış olan motorlu araç.
Bookmobiles : Gezici kütüphane. Gezici kütüphane aracı.
Mobiles : Dengede hareket düzeni.
Snowmobiles : Karmobil. Motorlu kızak. Kar arabası.
Bile duct : Karaciğer hücreleri tarafından meydana getirilen safrayı onikiparmak bağırsağına taşıyan kanal, öd kanalı. Safrayı ciğerlerden veya safra kesesinden ince bağırsağa taşıyan kanal (anatomi terimi). Safra kanalı. Safra arnası. Karaciğer hücreleri tarafından meydana getirilen safrayı onikiparmak bağırsağına taşıyan kanal. öd kanalı, koledok kanalı. Ödyolu. Öd kanalı. Öd yolu.
Bile calculus : Safra taşı.
Stabiles : Dengeli. Durağan. Sabitleştirilmiş bir çerçeveye tutturulmuş çeşitli parçalardan oluşan soyut heykel. Stabil. Sabit.
Bile cyst : Safrakesesi.
Bile acid : Safra asidi. Öd asidi.
İngilizce Biles Türkçe anlamı, Biles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Biles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bile : Karaciğer hücreleri tarafından salgılanan, safra kesesinde toplanan ve safra kanalıyla ön bağırsağa verilen, yağların sindirimine katılan safra tuzları, pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri içeren salgı, öd. Karaciğer hücreleri tarafindan salgılanarak safra kesesinde toplanan ve safra kanalı ile onikiparmak bağırsağına geçerek yağların sindirimine katılan, safra tuzları, hemoglobinin parçalanmasından oluşan safra pigmentleri, kolesterol, lesitin ve diğer maddeleri kapsayan salgı. öd.
Malices : Garez. Kasıt. Şer. Kötülük. Fesat. Melanet. Kötü niyet. Muziplik.
Contrarieties : Zıtlık. Karşıtlık. Aykırılık. Uyuşmazlık. Tezat. Muhalefet.
Enmity : Karşıtlık. Hasımlık. Nefret. Düşmanlık. Yağılık. Adavet. Husumet.
Acerbities : Acılık. Burukluk. Sertlik. Ekşilik.
Biliousness : Çabuk öfkelenme. Asabilik. Safra ile ilgili olma. Safra ile ilgililik. Dargınlık.
Clipping : Kupür (gazete). Kırpılan şeyler. Çırpma. Gazete kupürü. Kırpma. Kırkım. Klipsleme. Kırpıntı. Haritalama.
Crotchetiness : Gariplik. Acayiplik. Eksantriklik.
Choler : Öfke. Asabiyet. Antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri. Kızgınlık.
Cantankerousness : Kavgacılık. Hırçınlık. Kavgacı yapı. Geçimsizlik.
Biles synonyms : crustiness, contretemps, acrimoniousness, galls, bad temper, digestive fluid, feistiness, malice, crossness, ballast, despites, animosities, wight, lastage, burdensomeness, rancors, ills, acrimony, crabbiness, contrariety, acridness, crabbedness, feuds, animosity, antagonisms, edginess, apprehensiveness, feuded, rancor, adversity, fevering, biliary, adverseness.

Bu kısımda Biles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Biles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Biles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Biles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.