Mobiles türkçesi Mobiles nedir

  • Dengede hareket düzeni.

Mobiles sentences">Mobiles ile ilgili cümleler

English: They bought jewels and automobiles.
Turkish: Onlar mücevherler ve otomobiller aldı.

English: Automobiles replaced carriages.
Turkish: Yolcu vagonlarının yerini otomobiller aldı.

English: Before automobiles filled out streets, city air used to be clean.
Turkish: Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.

English: Automobiles are made in factories.
Turkish: Otomobiller fabrikalarda yapılır.

English: That garage has room for two automobiles.
Turkish: O garaj iki otomobil alacak yere sahip.

Mobiles ingilizcede ne demek, Mobiles nerede nasıl kullanılır?

Automobiles : Otomobil. Araba. Otomobiller.

Bloodmobiles : İçinde tıp çalışanları bulunan ve bağışçılardan kan toplama üzere donatılmış olan motorlu araç. Mobil kan.

Bookmobiles : Gezici kütüphane. Gezici kütüphane aracı.

Snowmobiles : Karmobil. Motorlu kızak. Kar arabası.

Mobile antenna : Gezgin anten.

Mobile genetic elements : Sıçrayan genler. Hareketli genetik elementler.

Mobile crane : Mobil reyn. Hareketli vinç. Mobil vinç. Gezer vinç. Yürür vinç. Seyyar vinç. Mobil vinçler.

Mobile home : Karavan. Dinlence taşıtı. Taşınabilir ev. Bir yere kalıcı olarak park edilen ve konut olarak kullanılan büyük karavan. Mobil ev. Gezerev. Bir binite ya da yüklete bağlanarak çekilen, içinde, aşlığı, ayakyolu bulunan ve günlük yaşamın gerektirdiği öteki kolaylıklar da sağlanmış olan bir tür kurma konut.

 

Mobile balance sheet : Devinsel dengelem. Gelir ve yitirce sayışmalarının kaynak ve dallarını ayrıntıları ile kapsayan ve içine alan dengelem.

Mobile home park : Gezerev durguluğu. Gezerevlerin kullanılmasına çok elverişli sıcak bölgeleri bulunan ülkelerde, bu evlerin az ya da çok uzun sürelerle konaklamaları için kentlerde ayrılmış açık alanlar.

İngilizce Mobiles Türkçe anlamı, Mobiles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mobiles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roving : Başıboş dolaşma. Seyyar. Aylak. Dolaşan. Gezginci. Düzensiz. Uçan. Başıboş. Gezici. Göçebe.

Al : Birleşik devletler'in güneydoğusundaki devlet. Alabama. Suni tohumlama. Yapay tohumlama.

Wandering : Göçebe. Gezgin. Dalgın. Gezginlik. Amaçsızca dolaşan. Serseri. Gezginci. Başıboş dolaşan. Dalgınlık. Daldan dala konma.

Unsettled : Oturmamış. Huzursuz. Ödenmemiş. Meskun olmayan. Tedirgin. Tedirgin edilmiş. Askıda. Yerleşilmemiş. Henüz yerleşilmemiş. İstikrarsız.

Alabama : Birleşik devletler'in güneydoğusunda bir eyalet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Amerika'da eyalet.

Nomadic : Göçerkonar. Göçer. Konargöçer. Göçebe. Göçebe gibi. Göçebeye ait. Başıboş dolaşan.

Mobile : Değişken. Gezici. Devinimli. Devingen. Zaman içinde konumu, yapısı ya da niceliğini değiştirme özelliği olan özdek, olay ve süreçlerin genel niteliği. Hareket eden. Mobil. Hareketli. Cep tel.

 

Peregrine : Gökdoğan. Gök doğan. Göecebe. Gezginci doğan. Garip. Göçebe. Ecnebi. Acayip. Tuhaf. Bayağı doğan.

Mobiles synonyms : heart of dixie, camellia state, mobile river.

Mobiles zıt anlamlı kelimeler, Mobiles kelime anlamı

Settled : Devamlı. Ödenmiş. Düzenli. Yerleşik. Meskã»n. Yerleşmiş. Kararlı. Oturmuş. Sabit. Şenelmiş.

Unchangeable : Değiştirilemez. Değişmez.