Binding site türkçesi Binding site nedir

  • Bağlanma bölgesi.
  • Aktif bölge.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Bağlanma alanı.
  • Bağlama bölgesi.
  • Hormon, nörotransmiter gibi moleküllerin kendine özel bir protein üzerinde bağlandıkları özgün bölge, almaç yeri.
  • Bağlantı yeri.
  • Bağlanma yeri.
  • Bir protein molekülünde ligandın, enzim molekülünde substratın bağlandığı yer.

Binding site ingilizcede ne demek, Binding site nerede nasıl kullanılır?

Binding : Kitaba geçirilen ve deri, bez ya da kağıtla kaplı bulunan mukavva kapak, kap. bir yapıtın ayrı kitap halinde basılan bölümlerinden her biri. Kablo bağlantısı. Gitarı birleştirmek veya süslemek amacıyla klavye, sap veya gövdeyi çevreleyen plastik veya sedeften şerit. Çerçeve. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. Uyulması gereken. Taneciklerin, aralarındaki fiziksel ya da kimyasal kuvvetlerle bir arada durması olayı. Bağlayan. Kitap kapağı. Kenar şeridi.

Site : Konuş. Orun. Tesis. Oturtmak. Yerleşim yeri. Yerleştirmek. Yer. Açmak. Mekan.

Antigen binding site : Antijen bağlanma yeri. Antijen bağlama yeri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özel olarak antijen bağlayan immünoglobulin molekülünün bir parçası. her antikor molekülünün iki antijen bağlama yeri vardır.

 

Binding agent : Bağlayıcı. Bağlayıcı madde. Binder. Birleştirici madde. Yapıştırıcı.

Binding agreement : Bağlayan anlaşma. Sona erdirilemeyen sözleşme. Bağlayıcı anlaşma. Tarafları bağlayan anlaşma. İhlal edilemeyen anlaşma. Bağlayıcı sözleşme.

Binding arrangement : İhlal edilemeyen düzenleme. Sona erdirilemeyen düzenleme. Bağlayıcı düzenleme.

İngilizce Binding site Türkçe anlamı, Binding site eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Binding site ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seams : Yatak (maden). Dikiş. Yara izi. Maden damarı. Armuz. Blok arası. Kırışıklık. Dikişler. Damarlar (yüzeyde).

Cross road : Kesişme. Kavşak. İki yolun kesiştiği yer.

Cross roads : Dörtlü dik kavşak. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Kavşak. Kesişme. İki yolun kesiştiği yer.

Seam : Katman. Tırmıklamak. Ek yeri. Dikiş yeri. İki tahtanın yan yana birleştiği çizgi. Dikmek. Yatak (maden). Kırışık. Çatlamak. Faça yapmak.

Linkup : Bağlantı noktası. Bağ. Bağlantı çekidi. Bağlantı. Birleşme çekidi.

Point of contact : Değme çekidi. Temas noktası. Başvurulacak veya danışılacak kişi veya merci. Değme noktası. İrtibat kişisi veya noktası.

Active site : Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Aktif nokta. Bir yüze yutan ya da tezgen yüzeyinde tepkenlerin tutundukları ve kimyasal tepkilmeler oluşturdukları varsayılan kuramsal bölgecik. Özgen gibi bir iri özdeciğin, belirli bir tepkimeyi gerçekleştiren özel noktası. Etkin bölge. Etkin nokta.

Connect to : Bağlantısını kur. Bağlantısını yap. Bağlan. Bağlanılacak. Bağlantısı.

Binding site synonyms : linked to.