Bir keresinde nedir, Bir keresinde ne demek

Bir keresinde; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.

  • Bir zamanlar

Bir keresinde ile ilgili Cümleler

    Bir kerelik ile ilgili Cümleler

      Bir ken ile ilgili Cümleler

      • Bill, gezisi için bir kenara yüz dolar koydu.
      • Silahı bir kenara bırak.
      • Lütfen onu benim için bir kenara koy.
      • Ben bir kent sakiniyim.
      • Telefonunu bir kenara bırakmanı istemek zorunda kalacağım.
      • O bıçağı bir kenara bırak.
      • Silahı bir kenara koydu.
      • Onun sıkıntılarını bir kenara koyman daha iyi olurdu.
      • Oyuncaklarını bir kenara bırak.
      • Bir kenara konulmuş biraz parası var.
      • Bir kentte yaşamak istiyorum.
      • Silahı bir kenara koy.
    • Bu bağışlanma bir kerelik.
    • Bir kerelik gidebilirsin.
    • Bir kerelik dediklerine inanmadım.
    • Aşk bir kereliktir, iki kişi içerir.
    • Bu bir kerelik bir teklif.
  • Birisi bir keresinde demiş ki: ''Bir Japon'a nasıl Japonca konuşacağını söyleme.''
  • Bir keresinde el ele tutuşmuştuk.
  • Her şeyi geç, bu adam bir keresinde benim babamı öldürmeye kalkıştı.
  • “Bir keresinde başı polisle belaya girmişti.”
  • Bir keresinde bir panda gördüm.
  • Bir keresinde babanla karşılaştım.
  • Bir keresinde arkadaş olduğumuzu söyledin.
  • Bir keresinde Emily bana çok sempatik davranmıştı.
  • Bir keresinde televizyona çıkmıştım ama kimse buna inanmıyor.
  • Bir keresinde babam, hepimizi havai fişek gösterisine götürmüştü.
  • Bir keresinde Boston'a gitmiştim.
  • Bir keresinde babam bana bir şey anlatmıştı.
 

Bir keresinde anlamı, kısaca tanımı

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece

Bir kere : Aslında. Bir defa olarak.

Kere : Kez, yol, defa, sefer.

Keres : Büyük ve derin karavana.

Bir zamanlar : Zamanında, vaktiyle, eskiden, bir keresinde.

Bir zaman : Geçmiş zamanda, eskiden, vaktiyle. Belirli bir süre, biraz.

Zamanla : Aradan süre geçtikçe, giderek.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Diğer dillerde Bir hücreliler bilimi anlamı nedir?

İngilizce'de Bir hücreliler bilimi ne demek ? : protozoology