Kere nedir, Kere ne demek

Kere; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kere" ile ilgili cümle

  • "Bir kere düştün mü ne arayan olur ne soran!" - B. Felek

Yerel Türkçe anlamı:

Kulak kepçesi çok küçük olan koyun ve kuzu.

Büyük.

Tereyağı

Ceylan yavrusu.

Sonra : Ondan kere gelip yattım.

Sonra, bk. kerri

Kere anlamı, kısaca tanımı:

Bin kere : Bin kez.

Bir kere : Aslında. Bir defa olarak.

Kırk kere : Pek çok kez.

Milyon kere : Pek çok, tekrar tekrar, çok kez, defalarca.

Otuz kere : Pek çok, tekrar tekrar, çok kez, defalarca.

Yüz kere : Pek çok, tekrar tekrar, çok kez, defalarca.

Kerem : Bağış olarak verme, iyilik, cömertlik, eli açıklık, lütuf. Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet.

Kerem buyurun : "izin verin, beni dinleyin" anlamında kullanılan bir nezaket sözü.

Kerem etmek : Bağışta, iyilikte bulunmak.

Kerem sahibi : İyi huylu, cömert (kimse).

Kerempe : Denize doğru uzanan taşlık burun. Dağın en yüksek yeri.

Keres : Büyük ve derin karavana.

Kereste : Ayakkabı yapımında kullanılan gereç. Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç. Kaba saba kimse, kalas.

Keresteci : Kereste satan kimse.

Kerestecilik : Kerestecinin yaptığı iş.

Keresteli : İri yapılı.

Kerevet : Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir.

 

Kerevit : Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis).

Kereviz : Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens).

Bir kerecik : Bir kerelik.

Çarliston marka kereste : Az bulunan kereste. Haddini bilmez, terbiyesiz.

İki kere iki dört eder : "gerçekliğinden şüphe edilmeyecek kadar açık" anlamında kullanılan bir söz.

Kesik kerem : Âşık Kerem'in ezgilerinde görülen yanık türkü dalı.

Kırk bir kere maşallah : "pek çok, binlerce kez nazar değmesin!" anlamında kullanılan bir söz.

Yarma kereste : Damarları yönünde yarılarak biçimlendirilmiş ağaç.

Sefer : Kez, defa. Yolculuk. Genellikle ülke dışına yapılmış olan askerî harekât, savaşa gitme, savaş.

Kez : Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefer.

Yol : Gidiş çabukluğu, hız. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Yolculuk. Kez, defa. Kumaşta bulunan çizgi. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Gaye, uğur, maksat. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.

 

Defa : Kez, kere.

Kere kulak : Kepçesi dik olan kulak.

Kerebiç : Bir çeşit hamur tatlısı.

Kereç : Ekmeğin kuru ve sert kabuğu.

Kereği : Eyer takımı.

Kerehane : Ateş küreği.

Kerek : Hayvanların boyunlarına takılan büyük çan, çıngırak. Eyer takımı. Gerek. Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası. Davarlara takılan çan. Koyunların boynuna takılan büyük teneke çan. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Kereke : Aba.

Kereki : Aba. Yünden ve pamuktan yapılan hırka, ceket.

Kerekli : Olur olmaz şeye öfkelenen (kimse).

Kerele : Tezekten yapılan silindir biçiminde içine buğday konan kap.

Kere ile ilgili Cümleler

  • Bir keresinde arkadaş olduğumuzu söyledin.
  • Gençken bu kitabı üç kere okuduğumu hatırlarım.
  • Her ikimiz de Türkiye'yi on kereden daha fazla ziyaret etmemize rağmen hala görecek çok şey var.
  • Üç kere altı on sekize eşittir.
  • İki kere iki kaç yapar?
  • Kerevizi ve patatesleri soyuyorum.
  • Üç kere altı on sekizdir.
  • Kimsenin bu kitabı bir kereden fazla okumak isteyeceğini sanmıyorum.
  • Kerevizden nefret ederim!
  • Kereviti severim.

Diğer dillerde Kere anlamı nedir?

İngilizce'de Kere ne demek? : n. times, time

Fransızca'da Kere : fois [la]

Almanca'da Kere : n. Mal

Rusça'da Kere : n. раз (M)