Volta nedir, Volta ne demek

Volta; bir denizcilik terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma
  • Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması.
  • Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması.
  • Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma.

Yerel Türkçe anlamı:

Olta

Volta hakkında bilgiler

Alessandro Giuseppe Antonio Anastasio Volta (18 Şubat 1745 – 5 Mart 1827) pilin icadıyla tanınan İtalyan fizikçidir.

Volta İtalya’nın bir ili olan Como’da doğdu. 1774'te, Royal Okulu'nda fizik profesörü oldu. Bir yıl sonra, statik elektrik üretebilen elektroforu icat etti ve tanıttı. Bu icadı ile sık sık fon alacağına inanmıştı.

Volta, 1776 ve 1778 yılları arasında gazların kimyasını çalıştı. Amerikalı Benjamin Franklin’in “yanabilen hava” makalesini okuduktan sonra metanı keşfetti ve İtalya’da dikkatli bir şekilde metan aradı. Kasım 1776'da, Moggiore Gölü'nde metan buldu ve 1778'de metan tecrit etmeye başladı. Kapalı bir kutu içinde kıvılcım yardımıyla metan ateşleyerek deneyler yaptı. Volta ayrıca kapasitans konusuna çalıştı. Elektrik potansiyelini ve yükü ayrı ayrı inceledi ve birbirleriyle bağlantılı olduklarını keşfetti. Bu Volta’nın kapasitans yasası olarak adlandırılabilir. Bunun için elektrik potansiyelinin birimi volt olarak isimlendirildi.

 

1779'da, Pavia Üniversitesi'nde deneysel fizik profesörü oldu. Neredeyse kırk yıl bu mevkisini korudu. 1794'de Volta, Comolu aristokratik bir kadın olan Teresa Peregrini ile evlendi ve Giovanni, Flaminio ve Zanino isimlerine sahip 3 çocukları oldu.

Volta ile ilgili Cümleler

  • Ali volta atıyor.
  • Ali volta atmaya başladı.
  • Volta atalım.
  • Tehlike! Yüksek voltaj.
  • Ali volta atmaya devam etti.

Volta kısaca anlamı, tanımı:

Volta atmak : Bir aşağı bir yukarı dolaşmak.

Volta vurmak : Gemi zikzak yapmak. bir aşağı bir yukarı dolaşmak.

Voltasını almak : Kaçmak, savuşmak. çekilmek, gitmek.

Voltaya geçmek : Volta atmaya başlamak.

Volt : Elektromotor gücün veya gerilimin birimi.

Voltaj : Gerilim.

Voltametre : Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet.

Voltamper : Dalgalı gerilimde, 1 volt olan bir gerilim altında 1 amperlik akımın ürettiği güç birimi.

Ağzına volta almak : Bir palanganın işlemesine engel olmak için palanganın ucundan çıkan halatı geçici olarak makaranın arasından geçirip sıkıştırmak.

Devre voltajı : Galvanik anotlu sistemlerde, anot ve zemin potansiyeli ile sistem potansiyeli arasındaki fark, devre potansiyeli.

Halat : Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.

Dolama : Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Dolamak işi. Poşu. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük.

 

Baba : Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Çocuğu olan erkek, peder. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Bu gibi kimselere verilen unvan. Çatı merteği. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Ata.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Sarma : Sarmak işi. Sarılarak yapılan. Çevirme. Saran, içine alan şey, zarf. Lahana, pazı ve üzüm yaprağının hazırlanan içle sarılmasıyla yapılmış olan etli veya zeytinyağlı yemek. Bir ayakta alınan, paralel veya dik olarak dikmelerin üzerine yerleştirilen direk.

Zincir : Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın veya gümüşten yapılmış takı.

Demir : Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış. Çıpa. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.

Şubat : Yılın ikinci ayı, gücük ay.

Volta çifti : Birbirine değdirilince elektriksel bir gerilim oluşturan değişik iki metalden oluşan bir çift.

Volta gözesi : Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci.

Volta pili : İçinde kendiliğinden yürüyen kimyasal tepkimenin elektrik ürettiği pil. (fizik)

Voltaik hücre : Galvanik hücre ile eş anlamlı olan bir terim.

Voltajlı : Voltajı olan. İlgili cümle: "“Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu.”" A. İlhan.

Voltametri : Sürekli olarak değişen bir potansiyelin, küçük elektrotlara uygulanmasından oluşan akıma dayanan teknikler için kullanılan genel bir terim. Hidrodinamik voltametri karıştırılan çözeltilerde, polarografi ise damlayan bir civa elektrotta yapılır. Analitlerin difüzyon-kontrollü tepkimesi ile ilgilidir.

Voltametrik dalga : Voltamogramla eş anlamlı bir terim.

Voltamogram : Bir çalışma elektrotuna uygulanan potansiyelin fonksiyonu olarak akım eğrisi.

Voltan : Delik çarığa boydan boya konan gön parçası. Çapulada, saya ile köseleyi birbirine tutturan dikiş.

Diğer dillerde Volta anlamı nedir?

İngilizce'de Volta ne demek? : n. turn, time (Music)

n. Volta, river flowing in central Ghana; Alessandro Volta, (1745-1827), Italian scientist

n. (Music) volta, turn, time

Fransızca'da Volta : louvoiement [le]

Rusça'da Volta : n. лавирование (N), удочка (F)