Marine nedir, Marine ne demek

Marine; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • “Tavuk, et gibi ürünleri yumuşatmak için pişirmeden önce belirli bir süre baharatlı sirke, zeytinyağı ve benzerleri içerisinde bekletmek” anlamındaki marine etmek birleşik fiilinde geçen bir söz

Marine ile ilgili Cümleler

  • Mariner 10'a kadar, astronomlar Güneş'e çok yakın olduğu için Merkür'ün gerçekten neye benzediğinden emin değildi.
  • Ali Marine Corps'a katıldı.

Marine kısaca anlamı, tanımı

Marin : Denize ait

Marine etmek : Marinad.

Birleşik fiil : Ad soyundan bir kelime ile biçim veya anlam bakımından kaynaşıp bütünleşen fiil: kaybolmak, reddetmek, hasta olmak, tedavi etmek gibi.

Yumuşatmak : Sertliğini gidermek, yumuşak duruma getirmek. Kabalığını, katılığını, sertliğini veya acımasızlığını ortadan kaldıracak duruma getirmek.

Zeytinyağı : Zeytin tanelerinden çıkarılan bitkisel yağ.

Baharatlı : İçinde karabiber, karanfil, tarçın vb. maddeler bulunan, baharlı.

Bekletmek : Bekleme işini birine yaptırmak. Oyalamak.

Yumuşatma : Yumuşatmak işi ya da durumu. Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

 

Bekletme : Bekletmek işi.

Baharat : Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Pişirme : Pişirmek işi.

Bahara : Ocak. [Bakınız: buharı]. Baca.

Zeytin : Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-20 metre yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea). Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Sirke : Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.

Tavuk : Sülüngillerden, eti ve yumurtası için üretilen kümes hayvanı (Gallus).

Diğer dillerde Marinat anlamı nedir?

İngilizce'de Marinat ne demek ? : marinade