Volt nedir, Volt ne demek

Volt; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Elektromotor gücün ya da gerilimin birimi

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

SI elektrik potansiyeli birimi. (Uçları arasında bir vatlık güç oluşurken bir amperlik elektrik akımı taşıyan bir iletkenin iki ucu arasındaki potansiyel farkı).

Bilimsel terim anlamı:

Bir elektrik akımındaki elektromotor gücü gösteren ölçü birimi.

İngilizce'de Volt ne demek? Volt ingilizcesi nedir?:

volt, v

Fransızca'da Volt ne demek?:

volt

Osmanlıca Volt ne demek? Volt Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ceryan-ı galvanî

Volt hakkında bilgiler

Volt, elektrikte kullanılan potansiyel farkı (gerilim) birimi. Elektromotor kuvvet birimi de volttur. Bir ohm'luk bir direnç üzerinden, bir amper'lik elektrik akımı geçmesi halinde direncin iki ucu arasındaki gerilim bir volttur.

İngiliz Kraliyet Cemiyeti 1881 senesinde elektromotif kuvvet birimi olan volt'u Alessandro Volta'nın ismine izafeten kabul ederek kullanmaya başlamıştır.

Volt ile ilgili Cümleler

  • Ali volta atıyor.
  • Volta atalım.
  • Tehlike! Yüksek voltaj.
  • Ali volta atmaya devam etti.
  • Ali volta atmaya başladı.

Volt tanımı, anlamı:

Elektromotor : Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.

 

Gerilim : İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. Gerginlik, tansiyon. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi.

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite.

Voltamper : Dalgalı gerilimde, 1 volt olan bir gerilim altında 1 amperlik akımın ürettiği güç birimi.

Voltmetre : Bir elektrik devresindeki gizil güç farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan alet.

Kilovolt : Değeri bin volt olan elektrik gerilimi veya potansiyel farkı birimi.

Volta : Zincirin demire veya iki zincirin birbirine dolanması. Bir halatı bir yere bir kez dolama veya babalara yöntemince sarma. Sürekli aşağı yukarı gidip gelme, yürüme, dolaşma. Geminin rüzgâra karşı gidebilmek için sağa sola zikzak yapması.

Volta atmak : Bir aşağı bir yukarı dolaşmak.

Volta vurmak : Gemi zikzak yapmak. bir aşağı bir yukarı dolaşmak.

Voltaj : Gerilim.

Voltametre : Bir elektrotta, açığa çıkan madde miktarına göre devreden geçen elektrik miktarını ölçmeye yarayan alet.

 

Voltasını almak : Çekilmek, gitmek. kaçmak, savuşmak.

Voltaya geçmek : Volta atmaya başlamak.

Ağzına volta almak : Bir palanganın işlemesine engel olmak için palanganın ucundan çıkan halatı geçici olarak makaranın arasından geçirip sıkıştırmak.

Devre voltajı : Galvanik anotlu sistemlerde, anot ve zemin potansiyeli ile sistem potansiyeli arasındaki fark, devre potansiyeli.

Elektrik : Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Potansiyel : Kullanılmaya hazır (güç, yetenek). Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan.

Kuvvet : Dayanıklı olma durumu. Güç. Fiziksel güç, takat. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Yetke, erk, nüfuz. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

Amper : Elektrik akımında şiddet birimi.

Akım : Debi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Akma işi.

Geçme : Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Geçmek işi, mürur. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.

Gücün : Dara dar. Güçlükle, ancak, zorla.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Volt hızı : Erkin bir eksicigin belirli bir gerilim etkisiyle edindiği hızın volt olarak değeri.

Volta çifti : Birbirine değdirilince elektriksel bir gerilim oluşturan değişik iki metalden oluşan bir çift.

Volta gözesi : Değişlik metalleri üşerli bir çözelti içine batırmakla elde edilen ilk elektriksel erke üreteci.

Volta pili : İçinde kendiliğinden yürüyen kimyasal tepkimenin elektrik ürettiği pil. (fizik)

Voltaik hücre : Galvanik hücre ile eş anlamlı olan bir terim.

Voltajlı : Voltajı olan. İlgili cümle: "“Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu.”" A. İlhan.

Voltametri : Sürekli olarak değişen bir potansiyelin, küçük elektrotlara uygulanmasından oluşan akıma dayanan teknikler için kullanılan genel bir terim. Hidrodinamik voltametri karıştırılan çözeltilerde, polarografi ise damlayan bir civa elektrotta yapılır. Analitlerin difüzyon-kontrollü tepkimesi ile ilgilidir.

Voltametrik dalga : Voltamogramla eş anlamlı bir terim.

Voltamogram : Bir çalışma elektrotuna uygulanan potansiyelin fonksiyonu olarak akım eğrisi.

Voltan : Delik çarığa boydan boya konan gön parçası. Çapulada, saya ile köseleyi birbirine tutturan dikiş.

Diğer dillerde Volt anlamı nedir?

İngilizce'de Volt ne demek? : n. unit of electro-motive force which constantly applied to a conductor whose resistance is one ohm will produce a current of one ampere

n. volt, unit of electrical potential difference

n. volt, unit of electro-motive force which constantly applied to a conductor whose resistance is one ohm will produce a current of one ampere

Almanca'da Volt : n. Volt

Rusça'da Volt : n. вольт (M)