The times türkçesi The times nedir

  • Günler.
  • Kez.
  • Çağ.
  • Zamanlar.
  • Kat.
  • Çağlar.
  • Kere.
  • Çarpı.
  • Londra'da yayınlanan büyük günlük gazete (ingiltere).
  • Defa.
  • Zaman.

The times ile ilgili cümleler

English: I make it a rule to read the newspaper every day lest I should fall behind the times.
Turkish: Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.

English: I read newspapers in order to keep up with the times.
Turkish: Zamana ayak uydurmak için gazeteler okurum.

English: In times of abundance, remember the times of famine.
Turkish: Bolluk zamanlarında kıtlık zamanlarını hatırla.

English: I read books and magazines to keep up with the times.
Turkish: Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.

English: He's behind the times in his methods.
Turkish: O metotlarında zamanın gerisindedir.

The times ingilizcede ne demek, The times nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Times : Devir. Kat. Zaman. Defa. Şimdiki zaman. Kez. Çağ. Çarpı. Kere. Günler.

Abreast of the times : Güncellenmiş. Aktüel.

Ahead of the times : Zamanın ilerisinde.

 

Be behind the times : Demode olmak. Çağın gerisinde kalmış olmak. Örümcek kafalı olmak. Çağdışı olmak. Zamanın çok gerisinde olmak. Çağın gerisinde kalmak.

Behind the times : Çağın gerisinde. Modası geçmiş. Zamanın gerisinde. Zamanı geçmiş. Demode. Köhne. Eski kafalı. Geri kafalı.

Keep abreast of the times : Zamana ayak uydurmak. Güncel hale getirmek. Güncelleştirmek. Güncel kalmak. En son değişiklikleri kapsamak.

İngilizce The times Türkçe anlamı, The times eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The times ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cycles : Seri. Bisiklet. Dönme. Aşama. Devre. Motosiklet. Dolaşım. Dizi. Devir.

Periods : Devre. Tam cümle (yan cümlecikli). Süre. Devir. Adet. Dönüm (astronomi terimi). Periyot. Nokta. Aybaşı.

Coat : Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Kaplama. Tabaka. Kürk. Yumurta kabuğu. Giydirmek. Bir tabaka (boya vb) sürmek. Sarmak. Mont. Kaplamak.

Multiplication sign : Çarpma işareti. Çarpma imi.

Eras : Çığır. Tarih hesabı. Devirler. Tarih başlangıcı. Devir.

Duration : Miat. Süre. Son kullanım tarihi. Sürek. Süreklilik. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Devam. Devam süresi. Süreç.

Covering : Tabaka. Perde. Kapama. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Kabuk. Mahfaza. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Kaplama. Örtme. Sığınak.

 

Period : Devre. Süre. Çekit. Aybaşı. Regl. Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. örnek: jura devri, mezozoik çağın bir alt bölümüdür. periyot. Devir süresi. Yinelenen bir olayın ya da onu betimleyen bir işlevin, kendini yenileme süresi. Tam cümle (yan cümlecikli).

Date : Eski bir tarihten geliyor olmak. Uzay, tarih alanlarında kullanılır. İle flört etmek. Çıkmak (argo terim). Tarih. İle çıkmak. (biriyle) çıkmak. Modası geçmek. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi.

Crease : Buruşmak. Kırışmak. Kırıştırmak. Kırışıklık. Pli. Buruşturmak. Pot. Donatılan ağlarda yakalara geçirilen ağa verilen fazlalık. Buruşukluk.

The times synonyms : horizon, any time, age, fourth dimension, epoque, times, coating, crossest, father time, tenses, scratch coat, cycle, durations, cross, day, instance, everytime, decks, deck, lashers, time, flat, bout, volta, kat, epoch, lasher, fold, days, hour, convolution, siecle, epochs.