Birdflea türkçesi Birdflea nedir

  • 2-3 mm. boyunda olup tavuk, güvercin ve çeşitli dağ kuşlarından, seyrek olarak insanlardan kan emen, ön göğsü taraklı pire. yurdumuz tavuk ve güvercinlerinde rastlanmıştır.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, pireler (siphonaptera) takımından, güvercin, tavuk ve birçok kuşların kanını emen bir tür.
  • Kuş piresi.

Birdflea ingilizcede ne demek, Birdflea nerede nasıl kullanılır?

Bird banding : Kuş halkalama.

Bird brain : Salak. Geri zekalı. Bir kuşun beyni. Kuş beyinli. Aptal.

Bird brained : Aptal. Kuş beyinli.

Bird cage : Kuşları barındırmak için kullanılan kafes. Kuş evi. Kuş kafesi.

Bird call : Kuş ötüşü.

Bird food : Kuş yemi.

Bird family : Kuş familyası.

Bird grass : Kuş otu.

Bird feather degeneration : Kuş tüyü dejenerasyonu. Karaciğer hücrelerinde uzun süreli safra durgunluğuyla birlikte görülen, hücre şişliğiyle belirgin hücre zedelenmesi.

Bird day : Ağaç dikme günü.

İngilizce Birdflea Türkçe anlamı, Birdflea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Birdflea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

 

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Mimoza. Arap zamkı. Akasya sakızı.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Birdflea synonyms : abductor muscle, abo blood groups system, abiotic environment, a cell, a chromosome, aardwolf.