Bireysel istem nedir, Bireysel istem ne demek

Bireysel istem; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Bir tüketicinin bir mala yönelik satın alma gücüyle desteklenmiş istek, niyet ve davranışı.

Bireysel istem anlamı, tanımı

Bire : Epeyce, iyice, usule uygun şekilde. Birer. Oğlan. Nisan. Bira. Pire. Bire!, Bireh!. Takke. (Cihangazi Bozüyük Bilecik). Hey! ey! be! aman!

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

Bireysel : Bireyle ilgili olan, bireye özgü olan, ferdî.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Bireysel istem çizelgesi : Bir tüketicinin, bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren çizelge.

 

Bireysel istem eğrisi : Bir tüketicinin, bir malın kendi fiyatı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, söz konusu maldan satın almayı istediği fiyat-miktar bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri.

Bireysel istem fonksiyonu : Bir tüketicinin bir mala yönelik istemi ile söz konusu malın fiyatı, diğer malların fiyatları, tüketicinin geliri (dönem harcaması), zevk ve tercihleri, fiyat ve gelir beklentileri arasındaki ilişkiyi gösteren fonksiyon.

Bireysel istem kayması : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Bireysel istem miktarı : Bir tüketicinin belli bir fiyat düzeyinden satın almak istediği mal miktarı.

Satın alma gücü : Belirli bir nicelikdeki para ile belirli mal ya da kişi emeğinden satın alınabileni.

Satın alma : Kurum ve kuruluşlarda gereksinim duyulan malları almaya yetkili birim. Satın almak işi, mübayaa.

Tüketici : Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, müstehlik, üretici karşıtı. Bitiren, mahveden.

Davranış : Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.

Davranı : Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi. Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. Kahramanın davranışı iyi olmalı . b. Kahramanın davranışı doğru olmalı c. Kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. Kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. Sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum.

 

Destek : Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda. Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma. Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil. Maddi ve manevi yardımcı, dayanak. Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru. Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi. Yardım.

Davran : “. “Hazır ol, hazırlan” anlamında kullanılan bir isim. “İşe giriş, el at, başla” anlamında kullanılan bir isim. Hazırlık.”.

Davra : Saban kılıcını sıkan çivi.

Niyet : Bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat. Fal gibi kullanılmak amacıyla içine mâni yazılıp katlanmış veya şekerlere sarılmış kâğıt parçası. Namaz kılmaya, oruç tutmaya ve abdest almaya karar verip başlama.

Deste : Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.

Diğer dillerde Bireysel istem anlamı nedir?

İngilizce'de Bireysel istem ne demek ? : individual demand