Birincil nedir, Birincil ne demek

Birincil; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Sırada, önemde ilk yeri alan
  • Asli.

"Birincil" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sözler ve eylemler birincil anlamlarını yitirdiler, her şey dolaylı yollardan bir başka şeyin göstergesi hâline geldi." - E. Şafak

Bilimsel terim anlamı:

ilk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. Örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime.

İngilizce'de Birincil ne demek? Birincil ingilizcesi nedir?:

primary

Birincil anlamı, tanımı:

Birincil enerji : Enerjinin herhangi bir değişim veya dönüşüm uygulanmamış biçimi.

Birincil grup : İçten, samimi, yüz yüze ilişkilere dayanan iki veya daha çok insandan meydana gelen topluluk.

Birinci : Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Birincilik : Şampiyonluk için yapılmış olan yarışmalar. Birinci olma durumu.

Asli : Temel olarak alınan, birincil. Birincil. Asıl olan.

İlk : Birinci olarak, en başta. Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni.

Alan : Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Yüz ölçümü. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası. Bir çalışma çevresi.

 

Birincil adsorplama tabakası : Örgü iyonları tarafından çözeltideki zıt yüklü iyonların çekilmesi sonucu, bir katının yüzeyinde oluşan yüklü iyonlar tabakası.

Birincil ağızlılar : (Yun. Protos: ilk; stoma: ağız) Çok hücreliler (Metazoa) alt âleminin, gerçek çok hücreliler (Eumetazoa) bölümünün, sölomlular (Coelomata) alt bölümünden, gelişme sırasında ilk ağız (blâstopor) uzayarak orta kışından ön ve artta birer delik bırakacak biçimde kapanan, ön delik ağzı, arka delik anüsü meydana getiren, aynı zamanda dış deri (ektoderm) bu bölgelerde içeri çökerek ön bağırsak (stomodeum) ve son bağırsağı (proktodeum) yapan, ikisi arasında bulunan orta bağırsak iç deri (endoderm) kökenli olan bir filum. İlkel solucanlar (Scolecida), halkalı solucanlar (Annelida), yumuşakçalar (Mollusca) ve eklem bacaklılar (Arthropoda) gibi dalları vardır. Blastoporu ileride ağza dönüşen, arka kısımdaki ektodermin içeriye çökmesiyle anüsün oluştuğu taksonomik bir grup. (Protostomia), (Yun. protos = ilk, Yun stoma = ağız): Çokgözeliler (Metazoa) alt-âleminin öz-çokgözeliler (Eumetazoa) bölümünün sölomlular (Coelomata) alt-bölümünün bir filumu. Bu filuma giren hayvanlarda, gelişme sırasında, ilk-ağız (blastopor) uzayarak orta kısımları ön ve artta birer delik bırakacak biçimde kapanır. Ön delik ağızı, arka delik anüsü meydana getirir. Aynı zamanda dış-deri (ektoderm) bu bölgelerde içeri çökerek ön-bağırsak (stomodeum) ve son-bağırsak'ı (proktodeum) yapar. İkisi arasında bulunan orta-bağırsak iç-deri (endoderm) köklüdür. İIkel-kurtlar (Scolecida), halkalı-kurtlar (Annelida), yumuşakçalar (Mollusca), yumuşakcamsılar (Molluscoidea), ve eklembacaklılar (Arthropoda) olmak üzere beş dala ayrılır..

 

Birincil akantozis nigrikans : Esas olarak bir yaşından küçük Dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

Birincil aktif taşınım : Hücre zarında, bir maddenin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama, taşıyıcı aracılığıyla ve ATP’ den enerji sağlanmak suretiyle taşınması.

Birincil aldosteronizm : Zona glomeruloza hücrelerinin adenomu, karsinomu veya iki yanlı hiperplazisi sonucu aşırı derecede aldosteron salınması.

Birincil alkol : Genel formülleri R-CH2OH olarak gösterilen ve işlevsel kökün (-OH) bağlı olduğu karbona bir alkil ve iki hidrojen bağlanmış alkol. Örn. propan-1-ol, C2H5-CH2-OH. (kimya)

Birincil an yetenekleri : T. G. Thurstone'ın etmen çözümü yoluyla ortaya çıkardığı yedi temel yetenek. Bunlar, sözlü kavrama, dili kullanma yeterliği, sayı, uzay, çağrışımsal bellek, algılama hızı ve yargı yetenekleridir.

Birincil anlak geriliği : Bireyin yaşamıyle açıklanamayan, bu yüzden kalıtımsal olduğu sonucuna varılan anlak geriliği.

Birincil bağışık cevap : Verilen bir antijenle ilk defa karşılaşan konakta oluşan nispeten zayıf bağışık cevap.

Birincil birleştirim : (Ruhsal çözümleme) Küçük çocuğun, bedeninin ve onu oluşturan örgenlerin, çevreden ayrı ve kendine özgü ruhsal nitelikleri olan bir bütünlük olduğunun bilincine varması.

Birincil ile ilgili Cümleler

  • Ya sen ya da ben birincilik ödülünü alacağım.
  • Elena birincilik ödülünü kazandı.
  • Ali birincilik ödülünü kazanacağına dair hiç hayal kurmadı.
  • Birincilik ödülünü kazanacağımı hiçbir zaman hayal etmedim.
  • Ali birincilik ödülü kazandı.
  • Ben birincilik ödülü kazandım.
  • Ali konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.
  • Birincil doktorun kim?
  • Birincilik ödülünü kazanabilir gibi görünüyor.
  • Birincilik ödülü için onunla yarıştım.
  • Birincilik ödülünü kazanabildim.
  • Birincilik ödülünü alacağımızı hiç hayal etmezdim.
  • Birincilik ödülünü kazanan Janet'ti.
  • O bir 100 metre yarışında birincilik ödülünü aldı.

Diğer dillerde Birincil anlamı nedir?

İngilizce'de Birincil ne demek? : adj. prime, primary

Fransızca'da Birincil : primaire

Almanca'da Birincil : primär