Black widow türkçesi Black widow nedir

  • Karadul.
  • Köylere kentlere yakın da yuvalanabilen ve sokması büyük acı veren iri, esmer, ağılı örümcek; böyü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Zehirli bir örümcek.
  • Kara dul.
  • Zehirli örümcek.
  • Örümceğimsiler (arachnoidea) sımanın, örümcekler (araneida) takımından dünyada yayılmış, çok zehirli ve kara renkli bir eklem bacaklı türü.

Black widow ingilizcede ne demek, Black widow nerede nasıl kullanılır?

Black : Kara renk; üzerine düşen bütün ışığı soğuran cisimlerin rengi. Kara. Pis. Kararmak. İs. Morartmak. Uğursuz. Koyu. Karalayıcı. Zenci.

Widow : Dul kadın. Sayfanın tepesinde tek başına kalan satır. Kocasını ölüm yoluyla yitiren, bundan dolayı toplumun bu durumda koymuş olduğu kuralları, kaçınmaları uygulamak zorunda olan kadın. Dul. Dul bırakmak.

Black widow spider : Kara dul örümceği. Amerika birleşik devletleri’nde bulunan ısırığı oldukça acılı ve bazen öldürücü olan örümcek türü, latrodectus mactans. Karadul örümceği. Karadul. Latrodectus mactans.

Black africa : Kara afrika.

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

Black amber : Karakehribar. Siyah kehribar. Siyah amber.

İngilizce Black widow Türkçe anlamı, Black widow eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Black widow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza.

[#tarantula Tarantulas] : Tarantula örümceği. Tarantula. Zehirli büyük bir örümcek.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Black widow synonyms : abambulacral area, black widow spider, abductor muscle, aardvark, tarantulae, tarantula, abacus bodies, a chromosome, a cell, abiotic environment.