Bladders türkçesi Bladders nedir

Bladders ingilizcede ne demek, Bladders nerede nasıl kullanılır?

Acrosome bladders : Spermatozoon başının ön kısmında plazma zarı ile dış akrozomal zarın erimesi sonucu meydana gelen, zona pellusidanın delinip geçilmesine yardımcı olan enzimlerle dolu iri kesecikler. Akrozom kesecikleri.

Gallbladders : Safra kesesi. Karaciğere bağlı ödün saklandığı kese. Ödkesesi.

Bladder cells : Kese hücreleri. Katarakt’ta göz merceği epitelinin yeni iplikler oluşturma yönündeki yetersiz çabalarının sonucunda oluşan büyük, katarakt için patognomik, köpüklü çekirdekli hücreler. embriyonel gelişim döneminde parmak uçlarındaki epidermisteki şişkin görünümlü hücreler.

Bladder prolapse : İdrar torbası prolapsusu. Vajinanın anteriyor kısmında biçimlenen bir yırtık aracılığıyla idrar torbasının vajina-vulva yoluyla dışarı çıkması.

Bladder stone : Mesane taşı.

Urinary bladder rupture : İdrar torbasının aşırı dolma veya yaralanmalar nedeniyle yırtılması. İdrar torbası yırtığı.

Urine bladder eversion : İdrar torbasının kendi içine veya idrar yolu içerisine girmesi, idrar torbası eversiyonu. dişilerde idrar yolunun kısa ve geniş olması nedeniyle özellikle doğum sırasında daha sık görülür. İdrar torbasının ters-yüz olması. İdrar torbası eversiyonu.

 

Bladder wack : Keseli suyosunu.

Gall bladder paralysis : Safra kesesi felci. Safra kesesinde kas işlevlerinin kaybolması.

Urinary bladder atony : Merkezi sinir sisteminde herhangi bir patolojik değişim olmamasına karşın, idrar torbasının yeterli düzeyde kasılamaması sonucu, aşırı derecede dolgun ve genişlemiş haliyle belirgin durum. İdrar torbası atonisi.

İngilizce Bladders Türkçe anlamı, Bladders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bladders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scaling ladder : Bir duvara tırmanmak için kullanılan portatif merdiven. Tırmanma merdiveni.

Vesica : Kesecik. Torba. Vezika.

Step ladder : Seyyar merdiven. Portatif merdiven. Ayaklı merdiven. Destekli seyyar merdiven.

Cystic : Sistik. Torbalı. Kist. Sidiktorbası ile ilgili. Sidik torbası ile ilgili. Kist ile ilgili. Kistli. Kistik higroma.

Urinary : İdrarla ilgili, idrar bulunduran. İdrara ait. İdrarla ilgili. İdrar (ile ilgili). İdrar. Üriner. Ördek. Sidiğe ilişkin.

Urinary bladder : Sidiklorbası.

Sachets : Baharat torbası. Lavanta kesesi. Çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese. Kesecik. Küçük torba. Şase. Tek dozluk paket.

Sachet : Şase. Küçük torba. Tek dozluk paket. Baharat torbası. Çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese. Kesecik. Lavanta kesesi.

Separate : Müstakil. Tek başına olan. Ayrıştırmak. Ayrışmak. Bireysel. Ferdi. Kopmak. Ayrı yaşamak. Ayırmak.

Bladders synonyms : jacob's ladder, sea steps, articulated ladder, monkey ladder, jack ladder, pilot ladder, marsupium, bladder, vesicula, diverticulum, split up, caecum, air tube, sea ladder, unravel, sacculus, bursas, utricle, pocket, tubes, pouches, rung, vesicle, fall apart, stairs, money bag, pocketbook, pouching, steps, purse, extension ladder, pneumatic tire, cecum.